Şeker Hastalığı Ameliyatı (Diyabet Tedavisi)

Şeker ameliyatı, kapalı olarak genel anestezi altında yapılan ortalama 1,5 saat süren operasyonlardır.

Op. Dr. Hasan Erdem, şeker hastalığı ameliyatları (tip 2 diyabet tedavisi) için transit bipartisyon metabolik cerrahi operasyonlarını gerçekleştirilmektedir.

3000+ Ameliyat Tecrübesi

Adınızı girmelisiniz.
Telefon numaranızı girmelisiniz.

Mesajınız ulaşmıştır. En kısa sürede iletişime geçilecektir.

Bir hata oluştu. Yeniden deneyin.

Şeker hastalığı açlık kan şekeri düzeyinin 126 mg/dl veya kanda HbA1c düzeyinin %6,5 ten daha fazla olması olarak tanımlanmaktadır. Yaşam kalitesini düşüren, kişilerde birçok metabolik rahatsızlıkları beraberinde tetikleyen ve günümüzde çok sık görülmeye başlanan tedavisi zor bir hastalıktır. Diyabetin vücudun bir çok organa zararı bulunmaktadır. Bunlar, kalp hastalığı, felç, böbrek hastalığı, göz hasarı, sindirim sorunları, sertleşme sorunu, enfeksiyon, diş problemleridir.

transit bipartisyon ameliyatı

Şeker hastalığı operasyonu hem obezite (bariatrik) tedavisinde hemde şeker hastalığının tedavisinde hekimler tarafından çok sık tercih edilen bir operasyon türüdür.Obezite ve diyabet hastalığının temeli insülin direncine dayandığından, Amerikan Diyabet Derneği ve Amerikan Metabolik ve Bariatrik Cerrahi Derneği obezite ve diyabet problemi olan ve diyet programlarıyla sonuç alamayan kişilere obezite ve metabolik cerrahi operasyonlarının önerilmesi gerektiğini belirtmişlerdir. Dünya üzerinde obezite ve metabolik cerrahi olması gereken kişi sayısı hızla artmaktadır. Düzensiz beslenme alışkanlıkları ve düzensiz yaşam tarzı ile beraber, dünyanın dört bir yanında hızlı tüketim gerçekleşmesi, global olarak obezite problemi ile karşı karşıya bırakmaktadır. Bu operasyon da diğer obezite ameliyatları gibi genel cerrahi uzmanı tarafından yapılmaktadır.

Şeker Hastalığı Nedir?

Midenin arkasında bulunan pankreas bezinden yeterli insülin salgılanmaması sonucu hücrelere şeker girmemesinden kaynaklanan rahatsızlıktır. Hücrelere erişimi olmayan şeker, kan değerlerinde olması gerekenden fazla miktarda bulunmaktadır. Şeker hastalığı (diyabet) kontrol altına alınamaz ise damarlarda ciddi sorunlara yol açar, başta kalp, böbrek, beyin olmak üzere, gözlere ve ayaklara zarar veren bir hastalıktır. Şu ana kadar tip 2 diyabet hastaları için ilaçla tedavi uygulanırken, ilerleyen hastalarda başlayan dışarıdan iğne takviyeleri kişilerin günlük yaşantılarını zor bir hale getirmektedir. Hastalar sürekli olarak saatlerini kontrol ederek yemek yedikten sonra aldıkları besinlere göre dıştan kendilerine takviye uygulamak durumunda kalmaktadırlar.

Şeker Hastalığı Ameliyatı Nedir? (metabolik cerrahi - transit bipartisyon, ileal interpozisyon, gastrik bypass)

Metabolik cerrahinin mantığı bağırsak sisteminde yer değiştirme veya bypass yöntemleri bağırsağı kısaltmaktadır. Şeker hastalığı ameliyatlarının en önemli özelliği ince barsaklardan GLP-1 (pankreasta insülin üretimi hücrelerini artırır) isimli hormonun salgısının artırılmasıdır. GLP-1 hormonunun ilaç olarak üretilmesi ile diyabeti düzenlemek amacıyla diyabet hastalarına kullandırılmaktadır ancak hiçbir zaman şeker ameliyatının düzenleyici etkisini göstermemektedir.

Şeker hastalığı ameliyatının obezite cerrahi ameliyatlarından farkı ince bağırsağın by-pass edilmesi yani devre dışı bırakılmalıdır. Şeker hastalığı ameliyatlarının tamamında kombine ameliyat yapılmaktadır. Hem tüp mide (mide küçültme) hem de bağırsakların kısaltılması veya yönlerinin değiştirilerek, hem ince bağırsağın son kısmı ile besinlerin buluşması sonucu emilim bozukluklarının düzelmesi ve hormon düzeylerindeki artış sağlanmaktadır. Böylelikle şeker hastalığı tedavisinde hem mideden emilim sağlar hemde bağırsağın tüm prosedürlerinde emilim gerçekleşmesi sağlanır. Şeker hastalığı ameliyatı da laparoskopik cerrahi yöntemi ile yapıldığı için hem ağrı az hissedilir hemde iyileşme süreci hızlı olmaktadır. Şeker hastalığı ameliyatı hem obezite problemine hemde diyabet hastalığı problemini çözmektedir. Bu ameliyat sonrası hastalar kilo kaybı yaşayacağı için belirli vki oranının üzerinde olması istenmektedir. Vki (vücut kitle indeksi) değeri 30'un üzerinde yer alan hastalar için obezitenin getirdiği yandaş rahatsızlıklar (hipertansiyon, şeker, uyku apnesi vb.) için de büyük çözüm olmaktadır. Bmı (vücut kitle indeksi) 40 yani morbid obez (aşırı kilolu) hastalar obezitenin getirdiği yandaş rahatsızlardan çok daha fazla etkilenmektedirler, bu hastaların vücutta oluşabilecek zararlar olmadan obezite ve metabolik cerraji operasyonlarını olmaları önerilmektedir. Transit bipartisyon ameliyatı yaklaşık 1 saat sürmektedir.

Ameliyat sonrasında post op 2. gün itibariyle sıvı gıdalara başlanabilmekte 15. Gün itibariyle püre haline getirilen sulu-yumuşak gıdalara başlanılabilmektedir. Ekstra görülen bir problem olmadığı sürece hastalarımız post-op 3. gün itibariyle taburcu olabilmektedirler.

Şeker ameliyatı genel anestezi altında yapıldığı için riskli bir ameliyattır ancak tip 2 diyabet hastalarına kazandırdıklarından dolayı bu kişiler için mucizevi bir operasyondur. Bu operasyon sayesinde kişi hem şeker hastalığından, hem fazla kilolarından hem de bu kiloların sebep olduğu metabolik sendromun etkilerinden zamanla kurtulmaktadır.

Şeker Hastalığı ve Obezite İlişkisi

Obezite grubunda yer alan kişilerde aşırı kiloya bağlı insülin direnci gelişmektedir. Tip 2 diyabet hastalarında en büyük sorun insülin direncidir. İnsülin direnci gelişen kişilerde kan şekeri seviyesinin düzenlenmesi için normalde ihitiyaç duyulan insülinden çok daha fazla insülin gerekmektedir. İnsülin direnci olan kişilerde pankreastan normal miktarlarda salgılanan insülin bu direnç karşılığında yetersiz kaldığı için kan şekerini düzenleyemez. Kişinin kilosu arttıkça kandaki insülin direnci düzeyi artar ve pankreas daha fazla çalışarak bu durumu telafi etmeye çalışır. Buna bağlı olarak aşırı kilolu kişilerin kan insülin seviyeleri genelde yüksektir.

Belirli bir aşamadan sonra kişinin şeker hastalığını düzeltmek için dışarıdan anti diyabetik ilaçlar veya kişinin insülin kullanması gerekebilir. Vücutta yüksek düzeyde buluna insülin açlık merkezini uyararak kişinin daha sık aralıklarla acıkmasına buna bağlı olarak normalden daha çok yemesine ve şişmanlığının daha da artmasına neden olur. Bu kişilerin diyet programlarına uyması, kalıcı kilolar vermesi ve kilo ve şeker kontrolü oldukça zordur. Çünkü bu tip şeker hastaları çok zor bir kısır döngünün içerisinde bulunmaktadırlar.

Tip 2 Diyabet Nasıl Geçer?

Obezite grubunda yer alan kişilerde aşırı kiloya bağlı insülin direnci gelişmektedir. Tip 2 diyabet hastalarında en büyük sorun insülin direncidir. İnsülin direnci gelişen kişilerde kan şekeri seviyesinin düzenlenmesi için normalde ihitiyaç duyulan insülinden çok daha fazla insülin gerekmektedir. İnsülin direnci olan kişilerde pankreastan normal miktarlarda salgılanan insülin bu direnç karşılığında yetersiz kaldığı için kan şekerini düzenleyemez. Kişinin kilosu arttıkça kandaki insülin direnci düzeyi artar ve pankreas daha fazla çalışarak bu durumu telafi etmeye çalışır. Buna bağlı olarak aşırı kilolu kişilerin kan insülin seviyeleri genelde yüksektir. Belirli bir aşamadan sonra kişinin şeker hastalığını düzeltmek için dışarıdan anti diyabetik ilaçlar veya kişinin insülin kullanması gerekebilir. Vücutta yüksek düzeyde buluna insülin açlık merkezini uyararak kişinin daha sık aralıklarla acıkmasına buna bağlı olarak normalden daha çok yemesine ve şişmanlığının daha da artmasına neden olur. Bu kişilerin diyet programlarına uyması, kalıcı kilolar vermesi ve kilo ve şeker kontrolü oldukça zordur. Çünkü bu tip şeker hastaları çok zor bir kısır döngünün içerisinde bulunmaktadırlar.

Ameliyat, Şeker Hastalığı Tedavisinde Neden Etkilidir?

Şeker hastalığı ameliyatında Öncelikle hastaya tüp mide (mide küçültme) ameliyatı uygulanır hemde gıdaların 2/3 ünün ince bağırsakların son 200 cm'lik bölümüne ulaşmalarını sağlayan 1/3 'ü ise oniki parmak bağırsağından (doğal yol) geçmesi sağlanır. Bağırsakların son bölümüne ulaşan gıdalar bu alanda yer alan hormonların etkisiyle pankreastan insülin salınımı başlatır. Hastalar artık dışarıdan şeker ilacı almak ya da iğne ile takviye kullanmak zorunda kalmayacaklarıdır çünkü kendi vücutlarından salgılanan insülini bu operasyon sayesinde kullanabilir hale geleceklerdir. Obezite (obesity) ve metabolik cerrahi ameliyatları olarak tıp literatüründe yer alan bu ameliyat sonrası hastalar vücutlarına dışarıdan insülin alımını çok büyük bir oranda hemen bırakırlar. Kişilerin büyük çoğunluğunun ameliyat sonrasında diyabet tedavisinde kullandıkları ilaçları da bıraktıkları görülmüştür.

Şeker Ameliyatı ile Obezite Cerrahi Ameliyatları Arasında Ne Fark Var?

Şeker ameliyatlarında obezite cerrahi ameliyatlarına göre şeker hastalığının iyileştirilmesi konusunda daha iyi sonuçlar alınmaktadır. Şeker ameliyatlarında ince barsağın bir kısmı devre dışı bırakıldığı için kişilerde yaşanabilecek emilim sorunu dolayısıyla vitamin ve mineral takviyelerine daha fazla ihtiyaç duyulmaktadır. Bu yüzden bu ameliyat sonrasında daha uzun süre takip ve tedavi gerekmektedir. Şeker ameliyatıyla hergün vücudunuza yapmak zorunda olduğunuz insülin iğnelerini bırakıyorsunuz, daha uzun ve sağlıklı bir yaşama adım atıyorsunuz.

Obezite ameliyatının (Tüp Mide) Şeker hastalığını iyileştirici etkisi görülmektedir ancak şeker ameliyatlarına göre daha az orandadır. Tüp mide ameliyatı geçirmiş kişilerde şeker hastalığının tekrardan görülme olaslıığı şeker ameliyatı geçirenlere göre daha çok olduğu belirlenmiştir.

Şeker Hastalığı Ameliyatı Kimlere Yapılabilir?

İnsülin rezervleri bitmemiş Tip 2 diyabet hastaları bu ameliyatı olabilirler. Şeker ameliyatının başarılı geçmesinin en önemli şartı kişinin az da olsa pankreasında insülin üretiliyor olmasıdır. Bu yüzden şeker ameliyatını düşünen kişilerin rezervlerinin bitmeden gerekli kurumlara başvurmaları gerekmektedir.18 ile 65 yaş arasında tüm şeker hastalığı ameliyat yöntemleri (ileal interpozisyon, gastrik by-pass, transit bipartisyon) uygulanabilmektedir.

Şeker Hastalığı Ameliyatı Öncesi Hazırlık Dönemi

Diyabet hastalarında öncelikle kan testleri gerçekleşmeli (TSH, şeker, hemogram vb.), akciğer grafisi ile akciğerleri incelenmeli, solunum fonksiyon testi gerçekleştirilmeli, ekg ile kalp grafisi çekilmeli, endoskopi ile midesine bakılarak reflü, gastrit, ülser problemleri olup olmadığı kontrol edilmeli, ultrason ile batın bölgesi incelenmeli ve pankreas rezervleri kontrol edilmelidir. Obezite ve metabolik cerrahi hastaları için ameliyat öncesi hazırlık döneminde aynı prosedürler izlenmelidir. Sigara kullanan bireylerin ameliyattan 1 hafta önce sigarayı bırakması, alkol kullanan hastaların ise minimum 2 hafta önce alkolü bırakması gerekmektedir. Bu süreçte diyetisyen eşliiğinde kişilerin vki (vücut kitle indeksi) değerleri de ölçülmelidir.

Şeker Hastalığı Ameliyatı Sonrası Yaşam ve Beslenme

Şeker Hastalığı Ameliyatı Sonrası İlk Gün Nasıl Geçer?

Bu ameliyat sonrasında hastalar 4.saati itibari ile ayağa kalkarak yürümeye başlarlar. Tüp mide ameliyatında da olduğu gibi gaz sancısı veya ameliyata bağlı ağrı oluşabilir. Ancak hastanın hareketliliğine ve ameliyat öncesi hazırlık dönemine göre ağrılar minimum düzeyde de olabilir. Hastanede ortalama 2 gece 3 gün kalınır iken bu süreç iyileşme sürecine göre değişiklik gösterebilir.

Şeker Hastalığı Ameliyatı Sonrası Ağrı Durumu

Metabolik Cerrahi operasyonları arasında yer alan Transit Bipartisyon ameliyatları genel anestezi altında laparoskopik bir şekilde gerçekleştirilmektedir. Operasyon sonrasında genel anestezi etkisiyle kişinin ağrı eşiğide göz önünde bulundurularak ağrı hiç hissedilmeyebilir ya da minimum düzeyde ağrı oluşabilir. Laparoskopik cerrahinin en büyük avantajlarından bir tanesi doku hasarının minimum olmasıdır. Ameliyat esnasında 8 mm. genişliğinde 4 kesiden giriş yapılarak gerçekleştirilmesi ile de laparoskopik cerrahinin bir avantajını daha görmekteyiz. Transit Bipartisyon operasyonundan sonra hastalar 4. saat itibariyle hemşireler tarafından hastalar mobilize edilerek ayağa kaldırılır ve kişilerin ameliyattan sonraki ilk yürüyüşleri gerçekleştirilir. Hastalar hastanede kaldıkları süre boyunca yaptıkları yürüyüşler sayesinde gaz problemlerini giderecekler ve iyileşme süreçlerini hızlandıracaklardır. Ameliyattan sonra oluşabilecek komplikasyonlar arasında en çok korkulan kaçak riskidir. Tüp mide ameliyatına göre bu operasyonda kaçak riski düşük seyreder.

Şeker Hastalığı Ameliyatı Sonrası Beslenme

Şeker hastalığı ameliyatı sonrasında, başlayan kan şekeri regülasyonu sayesinde ameliyat öncesindeki gibi açlık hissedilmemektedir. Ameliyat sonrasında hormonel olarak açlık hissedilmediğinden iştahsızlık görülmeye başlanır. Buna ek olarak, mide içerisinde yer alan iştah (ghrelin) hormonunun da büyük bölümünün alınması sonucu da iştahta azalma görülecektir, aynı zamanda mide hacminin küçülmesi erken doyma hissini hastalara kazandıracaktır. Yeterince besin değeri yüksek gıdalar almayan kişilerde halsizlik, yorgunluk gibi belirtilerin görülmesine sebep olur. Ancak hastaların bu durumun geçici olduğunu bilmeleri gerekir bu yüzden endişelenmemelidirler. Bu ilk zamanlarda ki yemek tüketimi azlığına bağlı olarak günlük multi-vitamin tablet ile beraber kalsiyum desteği verilir. Obezite (bariatrik) ve metabolik cerrahi ameliyatından birkaç ay sonra kan şekerinin daha da düzene girmesi sayesinde kişiler kendini daha da enerjik hissetmeye başlamaktadırlar.

Diyabet ameliyatından sonra en çok dikkat edilmesi gereken konulardan biri kişilerin yeterince sıvı aldığından emin olmasıdır. Ameliyatın açlığı baskılayıcı etkisi aynı zamanda susamayı da azaltacağı için kişilerin sıvı yetersizliğine bağlı oluşabilecek problemleri yaşamaması adına su içmeyi ihmal etmemesi gerekir. Diyabet ameliyatının susamayı azaltıcı etkisinden dolayı ameliyattan sonraki 1-2 aylık dönemde daha da fazla su içilmelidir. Bazı kişilerde ise ameliyat sonrasındaki süreçte sık ve yumuşak dışkılama durumları devam ettiğinden vücutta oluşan sıvı kayıplarını karşılamak adına en az 1,5 lt su içilmesi önerilmektedir. Bu dönemde günlük yediğiniz gıdaları ve içtiğiniz sıvı miktarlarını beslenme günlüğünüze not almanızda fayda olacaktır. Bu sayede günlük aldığınız kalori miktarını takip edebilir ve yetersiz sıvı alımına bağlı oluşabilecek problemlerin önüne geçmiş olursunuz.

Şeker ameliyatı olmuş kişiler ilk 15 gün sıvı beslenme programı 16. gün itibariyle püre beslenme programı uygularken ameliyatın ilk ayından itibaren yumuşak ve iyi pişmiş katı yemekleri tüketmeye başlamaktadırlar. İlk 15 günlük sıvı diyet programında sulu gıdaların içerisine yağ, salça eklenmemelidir. Protein, mineral ve vitamin içeriği yüksek berrak sıvı besinlerin tüketimine önem vermelidir. Ameliyat sonrası ilk 6 ayda kan şekerinin düzenlenmesini destekleyici düzenli beslenme alışkanlıklarının kazanılmasına önem verilmelidir. Özellikle hastalara az az ve sık sık yeme alışknalığı kazandırılmalıdır. Şeker ameliyatı olan kişiler ameliyat sonrasındaki süreçte kendisini daha sağlıklı ve mutlu hissettiği için yemeklere olan bakış açısı değişir ve yemek tercihlerini daha sağlıklı bir şekilde yapmaya başlar. Daha çok sebze, meyve, et, tavuk, balık, peynir, yumurta, kuru baklagil gibi protein içeriği yüksek gıdaları tüketmek isterler. Beslenme tercihindeki bu değişiklik çoğu hastamızda kendiliğinden oluşmaktadır. Şeker ameliyatı olan hastalar şekerli besinleri bu operasyon sayesinde küçük porsiyonlarda rahatlıkla yiyebilir hale gelmektedirler. Şeker ameliyatı olan ve aşırı kilo problemi yaşayan kişiler bu ameliyattan sonra ideal kilosuna daha hızlı ve kolay bir şekilde ulaşabilirler.

Obezite (obesity) ve metabolik cerrahi ameliyatları sonrasında beslenme süreci şişmanlık ve şeker tedavisindeki en büyük etmenlerden bir tanesidir. Hastanın sağlıklı ve düzgün beslenme sürecine girmesine bağlı olarak, komplikasyonlar azalır, metabolizma hızı artar, psikolojik olarak kendini daha iyi hisseder, kullandığı ilaçlar bırakılır ve zayıflama gerçekleşir. İlk 1 aylık periyod içerisinde kilo kaybı fazla gerçekleşecektir.

Şeker Ameliyatı Sonrasında Şeker Hastalığı Tamamen Biter Mi Ve Hastalık Tekrarlar Mı?

Hastanın pankreasdaki rezervi tükenmemişse kişi %90’ın üzerinde şeker hastalığından kurtulabilmektedir. Pankreas rezervi ameliyat öncesi yapılan tetkiklerle belirlenip ona göre operasyon gerçekleştirilmektedir.

Yapılan çalışmalar incelendiğinde şeker ameliyatı olmuş kişilerin sonrasındaki 5 yıllık takip süreçlerinde şeker hastalığının tekrarlamadığı görülmüştür. Diyabetin yol açtığı hastalıkların başında insülin direnci gelişimi nedeniyle kalp krizi risklerinin artmasıdır. Kalp krizi geçiren hastaların yarısından fazlasının diyabet hastası olduğu görülmektedir. İnsülin direnci nedeniyle metabolizmanın işleyişi değişir ve vücut enerjisini sağlamak amacı ile yağ biriktirmeye başlar. diyabet ameliyatı ile geri döndürülme şansı olan problemli hücreler ve organlarda çok büyük oranlarda düzelme elde edilir. Şeker (metabolik cerrahi) ameliyatı (gastrik bypass, transit bipartisyon, ileal interpozisyon) olan kişiler ameliyattan hemen sonra dahi şeker oranlarının düştüğünü ve hızlı bir iyileşme süreçlerinin olduğu görürler. Ameliyatın hemen sonrasında dahi kullandıkları iğneler bırakılır, diyabet için kullanılan tabletler dahi maksimum 15 gün içerisinde bırakılır duruma gelir. Hatta ameliyattan sonra hipertansiyon için kullanılan ilaçlar dahi bırakılır yani metabolik sendromun etkileri yok olur.

Şeker Hastalığı Ameliyatının Avantajları Nelerdir?

Şeker ameliyatı için gerekli öngörüşme ve tetkikler sonucunda uygun görülmüş kişiler bu operasyon sonrasında düzenlemeyen şeker sonuçları kontrol altına alınır ve kişi %90 oranında şeker hastalığından kurtulur. Kişi şeker ameliyatı sonrasında hastalığın gidişatı yavaşladığı için bu hastalığın sebep olabileceği komplikasyonları yaşamaktan kurtulmuş olur. Şeker ameliyatı sonrasında hastalar insülin iğneleri azaltır ve zamanla düzelen şeker seviyeleri sonrasında insülini tamamen bırakır hale gelir. Kişi kan şekerinin yüksek olmasından çıkabilecek göz, böbrek, kolestol, aşırı kilo alma, koroner arter hastalığı,polikistik over sendromu, gibi birçok hastalıktan şeker ameliyatı sayesinde kurtulmuş olacaktır.

Şeker hastalığı ameliyatı sonrasında beslenmenin de önemi büyüktür. Diyabet hastalarında kan şekerinin bir anda aşırı yükselmesi veya ağır bir şekilde düşmesi ile günlük aktivitelerinde ve metabolizmalarında problemler ve hasarlar oluşmaya başlar. Ameliyat ile beraber,bu hasarların engellenmesi için adım atılmış olur, çünkü ameliyatla kan şekeri değerinin durağanlaşması sağlanır artık dalgalanmalar görülmez. Şeker hastalığının vücuttaki tahribatlarının dışında sosyal ve cinsel hayata da olumsuz etkisi bulunmaktadır. Önemli olan metabolik cerrahi ameliyatının kararının diyabetin organlarınızın herhangi bir zarar görmeden alınmasıdır. vki değeri yüksek hastalarda hem diyabeti hemde şişmanlık'ı tedavi eder. Metabolik cerrahi ameliyatı içerisinde sleeve gastrektomi operasyonu da gerçekleştiği için hem kilo şikayetini hemde diyabetin bırakacağı hasar şansının azaltılmasını sağlıyor.

7/24

WhatsApp'tan Yazabilirsiniz

7/24 WhatsApp'tan Yazabilirsiniz0543 346 1000