Tüp Mide Ameliyatı (Mide Küçültme Ameliyatı)

Midenin büyük bölümünün çıkarılması ile gerçekleştirilir.

Tüp mide ameliyatında çıkarılan kısım tüm midenin yaklaşık %80'i kadardır. Midenin büyük bölümü çıkarıldığından, tüketilen besin miktarını sınırlar.

3000+ Ameliyat Tecrübesi

Adınızı girmelisiniz.
Telefon numaranızı girmelisiniz.

Mesajınız ulaşmıştır. En kısa sürede iletişime geçilecektir.

Bir hata oluştu. Yeniden deneyin.


25 Soruda Tüp Mide Ameliyatını Keşfet!

Tüp Mide Ameliyatı (Mide Küçültme Ameliyatı) Nedir?

Günümüzde şişmanlık rahatsızlığı gün geçtikte artıyor. Şişmanlık kronik rahatsızlıklar arasında yer alan 2017'de fikstür incelendiğinde, ciddi problemler arasında yer almaktadır. Kronik olmakla beraber, daha sonrasında da oluşan ve hayatımızın tümünü etkileyen bir hastalık haline gelmektedir. Yeme şeklimiz yaşam tarzımız bizi şişmanlığın kurbanı haline getirmektedir. Günümüz Türkiye'sinde de durum farklı değil. Şişmanlığın yol açtığı rahatsızlıklara ve obeziteye savaş açılarak, diyet, egzersiz, şişmanlık (obesity) tedavileri ve yeme alışkanlığı kazandırılması ile ortadan kaldırmak hedeflenmektedir.

tüp mide ameliyatı

Ülkemizde ve tüm dünyada şişmanlık yani ölümcül risk taşıyan obez denilen aşırı şişman kitle sayısı da gün geçtikçe artıyor. Fastfood gıda alınımını engelleme, yiyeceklerin protein değerlerine dikkat etmeden yeme ve bireylere gıdalarla ilgili bilgi verilmemesi geleceğimizi çok daha zor hale getirmekte ve dünya nüfusundaki şişmanlık oreksijenik mağdurları sayısının artmasına sebep olmaktadır.

Vücut kitle endeksi (BMI) 30'u geçen bireylerin zayıflaması kişiler için sosyal, psikolojik ve sağlık açısından (hastalıkları) şişmanlık oreksijenik özelinde kilodan kaynaklı ciddi problemler doğurmaktadır. Bu problemlere çözüm olabilmesi ve zayıflamanın korunabiliyor olması dünya üzerinde şişmanlık tedavilerinin değerlendirilebilecek bir yöntem haline gelmesini sağlamaktadır. Şişmanlık tedavileri (aşırı kilolu) şişmanlık sınıfında olan bireyler için daha da ciddi problemler ortaya çıkarmaktadır. Şişmanlık beden kitle değerinizin 40 ve üzerinde olduğu durum için nitelendirilmektedir. Organın %75-80'e yakın kısmının laparoskopik cihazlar yardımı ile kameralı sistem ile kesilerek alınmasını ve mideden geri kalan kısmının bir materyal yardımı ile dikilmesi ile organın bir tüp şeklinde kaldığı operasyondur. Şişmanlık ameliyatında aç hissetme (aç olma hormonu) merkeziniz alınacağı için eskisi gibi bir aç olma durumunuz ortadan kalkacak ve midenizin küçüklüğünden dolayı daha az yemek yemeniz sağlanmış oluyor. Sleeve gastrectomy operasyonu sonrasında şişmanlık mağdurları genellikle 2 gün boyunca ise serum ile beslenerek aç olma hissini engelliyor. Şişmanlık cerrahisinden sonra özellikle sleeve gastrectomy de organ içerisinde fundus kesimi de kısmen çıkartıldığından bireyin aç hissetmesi kesilebilir, tokluk hissi oluşur, doyma hissine daha kolay ulaşacakları için (erken doyma) besin değeri yüksek besinler tercih etmelidirler. Mide ameliyatında sindirim organın yaklaşık %75'lik kısmı alınır, fundus kısmınında büyük bölümünün alınması ile birlikte bireyin iştahı aç olma hormonu) kesilir. Pankreas hacmi de küçüldüğü için zayıflaması kolaylaşır.

Ameliyatın Tarihçesi

İlk tüp mide ameliyatı Dr.Doug Hess tararından 1988 yılında duodenal switch operasyonu içinde yapılmıştır. Lawrence L. Tretbar reflü nedeniyle yemek borusunun etrafına mide sarmalı yapılan hastalarda kilo kaybını gözlemleyerek tekniğe ilk girişi yapmıştır.

2001 yılında Amerika’da Dr. Garner tüp mide ameliyatını geliştirmiştir. Dr. Garner bu tekniği, diğer obezite cerrahi yöntemleri uygulanamayacak derecede kilolu hastalar için, ameliyat öncesi kilo verdirmek amacıyla ilk etapta yapılması gereken cerrahi olarak düşünmüştür. Kilo verme amacıyla tüp mide ameliyatı uygulanan hastaların beklenenden çok ve daha önemlisi yeterli oranda kilo vermesiyle, bu teknik tek başına uygulanabilen bir obezite cerrahisi ameliyatı olarak literatüre girmiştir.

Kimlere Yapılır, Şartlar Nelerdir? Ameliyata Uygun Muyum?

Sleeve gastrectomy operasyonu olması gereken kişiler için öncelikle ciddi tetkik ve tahlil süreçlerinden geçilmesi gerekmektedir. Ancak şişmanlık tedavileri uygulaması düşünmesi gereken kişiler ilk etapta (BKİ/BMI/beden kitle) değeri 40’ın üzeri (morbid obez) olan ya da VKİ 35’in üzerinde olup insülin direnci, şeker (diyabet), uyku apnesi, hipertansiyon, horlama, aşırı halsizlik gibi yandaş hastalıkları yaşayan egzersiz ile zayıflayamayan kişilere yapılır. Bki değeri 30'u geçtikten sonra obez statüsü, 25’i geçtikten sonra ise şişmanlık statüsüne geçilmektedir. Beden kitle (BKİ) 35'in üzerine çıktıktan sonra zayıflamak beden fonksiyonlarına bağlı olarak ağırlaşır, zorlaşır. Beden kitle değerleri uygun olsa dahi kan tahlilleri (testi), akciğer grafisi, ekg (kalp grafisi), solunum fonksiyon testleri, endoskopik uygulama tamamlanıp, endokrinoloji, kardiyoloji ve genel cerrah tarafından değerlendirilmesi gerekmektedir. Genel sağlık durumunun normal seviyede olması beklenir. Akciğer ile ilgili olarak karşılaşılan riskler, apandisit rahatsızlıkları, apandisit ile ilgili daha önce alınan tedaviler, apandisit ameliyatı etkileri, vücuttaki eksiklikleri, hastalarda görülen hipertansiyon ve tedavi sonrasında yapabilecek olan kan ilaçlar yönünden de kontroller yapılmaktadır. Aşırı kilosu olan hastalar için hipertansiyon eksikliği ve kitle bozukluğu, gibi riskler daha yüksek olmaktadır. Bu gibi hastalıklara sahip olan hastalarda, tedavi için kullanılan ilaçlar ise ameliyatlar sonrasında veya benzeri komplikasyonlara yol açabiliyor.

Obezite kavramı, beden kitle 30’un üzerinde olan ve bir dizi yandaş hastalığa yol açarak bireylerin karşı karşıya bıraktığı riskler neticesinde ölümcül problemler doğurabilen dolayısı ile yaşam süresini de bariz olarak kısaltan düzeydeki riskli aşırı (hastalıklı) şişmanlık olarak yorumu yapılabilir. Obezite, haberleri incelediğinizde riskli ölümcül şişmanlık olarak da adlandırılmaktadır. Obeziteden dolayı yaşam koşullarınızın kısıtlayıcı etkisi ile karşılaşmayı, obeziteden kurtulmak için yolları araştırın. Şişmanlık ameliyatları, şişmanlık uygulaması tedavisi olarak nitelendirilmektedir.

Obezite yüzünden, kardiyovasküler rahatsızlığı ile kalp ritmi (kalp krizi) tehlike altındadır. Bunun yanı sıra, akciğer solunum fonksiyonları yeterli derecede gelişmemektedir, astım gibi rahatsızlıklar ile boğuşmaktadırlar. Şeker (diyabet), tansiyon (hipertansiyon) ve insülin direnci gibi metaboliksel rahatsızlıklar da kilo ile beraber ortaya çıkmaktadır. Obeziteye bağlı olarak ileriye dönük bel ve diz ağrıları ve bunların sonucunda fıtığı problemlerin oluşması. Aşırı kilo (obeziteye) nedenli olarak hamilelik ve organ yağlanmaları da ciddi problemleri beraberinde getirmektedir. Hangi operasyon türünün yapılacağı hasta değerlendirmesine göre gerçekleşir.

VKİ (vücut kitle indeksi) Sınırı Nedir?

Vücut kitle indeksi; beden ağırlığı ve boy ölçülerinin belirli bir matematiksel hesap ile oranlanması sonucu ortaya çıkan şişmanlığın seviyesini gösteren bir sayıdır. Bu sayının büyüklüğü veya küçüklüğüne göre obez (aşırı kilolu), obez, fazla şişman veya zayıf durumlarının yani şişmanlık sınıflamasını belirlenmesini sağlamaktadır. Beden ağrısı ağırlığının, boyunuzun metre cinsinden karesine bölümü ile kolaylıkla hesaplanmaktadır. Şişmanlık cerrahisinden yararlanacak bireylerin beden kitle değeri 35 ve üzeri olup dislipidemi, tansiyon (hipertansiyon) ve diyabet gibi ek hastalığı olan hastalara veya beden kitle değeri 40 kg/m2 üstü olan (aşırı kilolu) şişmanlık sınıfındaki hastalara uygulanmaktadır. Şişmanlığın taşıyacağı de fazla olacağı için özellikle bireylere operasyondan önce çok detaylı testler gerçekleşmesi gerekmektedir. Obezitenin derecesini ölçmek amacı ile BMI günümüzde kullanılan bir ölçüdür. Kiloları ile ilgili sağlık problemi yaşayan kişiler uzmanlarına sorarak alacakları nasıl bir yol izlemeleri gerektiğine karar verebilirler. Kilolar birçok bireyin hayatında ciddi sosyal, psikolojik ve fiziksel problemler doğuran bir problemdir. Kiloların kaybedilmesi için dünya üzerinde geliştirilmeye çalışılan birçok cihaz, medikal tedavi ve operasyonsuz bulunmaktadır. Bu yöntemler, pankreas kanseri, mide kanseri, dalak kanseri, dalak hastalığı, daha önce geçirilmiş dalak ameliyatları ve diğer çeşitli kanseri hastalıkların tanı ve tedavi aşamaları kapsamında da yardımcı uygulamalar olarak karşımıza çıkıyor.

Tüp Mide Ameliyatı ve Şeker (Tip 2 diyabet) Hastalığı İlişkisi

Obeziteyle birlikte metaboliksel hastalığı olan bireyler metabolizma yani transit bipartisyon, duodenal switch veya mini gastrik by-pass uygulaması yöntemleriyle bu hastalıklardan kurtulabilirler. Tip 2 diyabette metaboliksel tedavilerinde tedavideki asıl amaç ince bağırsak lardan şeker (diyabet) emilimini by-pass ederek bozmak ve pankreas salınımını artırmaktır bunu yaparken bir yandan da pankreas salınımını kontrol ederek obezite tedavisini de gerçekleştirmektedir. Bu operasyon ile bağlantısı ise, küçülme ile beraber bağırsaklara inecek besinler azalacak düzenli ve dengeli yeme sonucunda insülin direnci yavaş yavaş uzunlamasına kırılmaya başlanacaktır. Buna ek olarak operasyon etkisi ile beraber zayıflamak kolaylaşacak ve organların etrafındaki yağ dokusu azaldıkça metabolizma hızında artış görülecektir. Şeker hastalığı (diyabet) sadece tedavi ürünü ile tedavi edilmek istenen kişilerde (iğne kullananlara göre denilen) çok daha faydalı olduğunu görmekteyiz. Ayrıca prostat hastalığı için alınan tedavi, prostat ameliyatı etkileri ve diğer prostat ile ilgili daha önce uygulanmış olan tedaviler, söz konusu tedavinin seyri açısından önemlidir.

Nasıl Yapılır? Canlı Ameliyat Görüntüleri İzle

Kilo problemlerin kişilerin yaşantısında sosyal, psikolojik, fizyolojik ve medikal anlamda çok yönlü etki göstermektedir. Bu yüzden operasyon kararı verinceye kadar diyet, egzersiz programı, zayıflama ilaçları, bitkisel çaylar gibi bir çok yöntemlerinin denenmiş ve bu yöntemlerinin sonucunda alınmış başarısız sonuçlar neticesinde kişiler sleeve gastrektomi ameliyatına karar vermektedir. Operasyon konusunda kendilerini ikna etmek amacı ile birçok hasta bu tedaviyi internet üzerinden, sosyal medyada, blog yazarları ya da sağlık haberleri bölümünde canlı bir şekilde izlemeyi tercih etmektedir. Google'a tüp mide ameliyatı izle yazarsanız ameliyat videosunu izleyebilirsiniz. Kişilerin psikolojik olarak rahatlaması amacı ile üstün bir yer taşımaktadır.

Ameliyat Ekibi Kimlerden Oluşmaktadır?

Tüp mide ameliyatlarında, ameliyat ekibinde; obezite cerrahı, genel cerrah, anestezi doktoru, anestezi hemşiresi, ameliyat teknisyeni ve yardımcı personel bulunmaktadır.

Ameliyatın Yapıldığı Hastane Şartları Nelerdir?

Tüp mide ameliyatının yapılacağı hastanenin ameliyat öncesi gerekli tetkiklerin yapılabileceği ve tetkikleri değerlendirebilecek tıbbi birimlerin hastanede bulunması gereklidir. Ayrıca hastanede üçüncü seviye erişkin yoğun bakım servisi ve endoskopi ünitesi ile obezite şartlarına uygun altyapı ve cerrahi donanım şartlarına sahip ameliyathane bulunması gereklidir.

3. Seviye Yoğun Bakım Gerekliliği Neden Vardır?

Ameliyat öncesi tetkikler nörolog, endokrinolog, anestezist, obezite cerrahı, göğüs hastalıkları uzmanı ve kulak burun boğaz uzmanı tarafınca değerlendirilir. Hasta için riskli bir durum tespit edilirse, hastanın ameliyat sonrası yoğun bakım servisine yatması gerekebilir. Bunun için hastanede önem derecesi yüksek olan bir yoğun bakım servisi bulunması gerekliliği vardır.

Refakatçi Gerekir Mi?

Tüp mide ameliyatından sonra ilk bir kaç gün hastanın yanında refakatçi bulunması tavsiye edilir.

Hastanede Yatış Süresi Ne Kadardır?

Tüp mide ameliyatı sonrasında 2 gece hastanede kalınır, 3. gün doktor tarafından yapılan kontrolde her hangi bir problem (kanama, kaçak vs) görülmediği takdirde hasta taburcu edilir.

Ameliyat Malzemesinin Kalitesi Nasıl Olmalıdır?

Ameliyatta kullanılan nitelikli (özellikli) malzemenin markası operasyon ücretini artıran faktörlerden bir tanesidir. Ameliyatta kullanılan trokar gibi özellikli malzemeler doktorun daha önceki alışkanlığına bağlı olarak değişmektedir. Bu malzemelerde günümüzde diğer her ürünün yan markası olduğu gibi vermede değişmektedir.

Stapler

Stapler eş zamanlı olarak otomatik kesme ve zımbalama yapan cerrahi alettir. Hem kalan mide tarafında hem de çıkarılacak mide tarafında dikiş hattını oluşturur. Staplerlerin kalitesi güvenli dikiş hattını oluşturmak ve buna bağlı olarak kaçak riskini minimuma indirmek için son derece önemlidir.

Kartuş

Staplerlara bağlı zımbaların bulunduğu kısıma kartuş denir. 4 farklı çeşidi vardır (yeşil, mavi, beyaz, sarı). Kullanılan hastadaki doku kalınlığına göre hangi çeşidin kullanılacağına obezite cerrahı karar verir.

Kalibrasyon Tüpü

Kalibrasyon tüpü, ağızdan mideye gönderilir ve midenin sağ kenarına yaslanacak şekilde yerleştirilir. Bu tüp kılavuzluğunda, midenin sağ kenarı boyunca kalacak 2-3 cm çapında bir mide dikine stapler yardımı ile kesilir. Ameliyatın adının tüp mide olması, kalibrasyon tüpünden gelmektedir.

Trokar

Ameliyat esnasında kullanılan aletlerin batına girişteki bağlantılarını sağlayan alettir.

Tabanca

Kartuşların minik zımbaları atan kısıma tabanca denir. Tabancanın kaliteli olması ameliyatın başarısını arttırmaktadır.

Karaciğer Ekartörü

Çok fazla çeşiti ve markası olan temelde karaciğeri ameliyat sahasında uzaklaştırmak için kullanılan alettir.

Tüp Mide Ameliyatı Öncesi

Ameliyat Öncesi Tetkikler

Operasyon öncesi yapılması gereken hazırlıkların en üstün kısmı tetkiklerin tamamlanmasıdır. EKG (kalp grafisi), SFT, akciğer grafisi, kan testi ve endoskopisi (reflü, ülser vb. hastalıklar için) yapılmalı ve anestezi doktoru tarafından onay alınması (doktor gerektiğinde dahiliye, kardiyoloji ve endokrinolojiye yönlendirmektedir) gerekmektedir. Tetkik öncesi ise 8 saat aç olma ve susuzluk gerekmektedir. Eğer diyabet olan hasta ile ilgili bir problem var ise, diyabetliğin dekort verilerek ertesi gün damar yolu ile kan alımı gerçekleştirilir ve diyabetliğin kortizol değeri kontrol edilmesi gerekir. Eğer bireyin reflüsel şikayeti var ise operasyon ile tedavi olup olamayacağı kontrol edilmeli veya diyabetliğin öncesinde tedavi ürünü kullanımı gerçekleştirilmelidir. Reflüsel şikayeti olan hastalarımıza endoskopi işlemi ile gastroenteroloji ile midesine bakılır. Bu sırada hastalara damar yolu ile sedasyon verilerek kısa süreli uyutma gerçekleştirilir.

Kan Tahlili

Ameliyat öncesinde yandaş hastalık varlığını araştırmak ve hücrelerinin değerleri, böbrek ve karaciğer fonksiyonları, kanama ve pıhtılaşma zamanları, kansızlık, enfeksiyon, ve kanama risklerini değerlendirmek amacıyla detaylı kan tahlili yapılır.

Akciğer Grafisi

Akciğer grafisi; akciğerlerin sağlıklı olup olmadığını ve kemik rahatsızlıkları, yumuşak doku rahatsızlıkları, kalp sorunları ve bronşektazi olup olmadığını tespit etmek için çekilir.

Tüm Batın USG

Tüp mide ameliyatından önce yapılan bir diğer tetkik de tüm batın ultrasonografisidir. Bu sayede karın içi yandaş problemlerin varlığı tespit edilir. Obez bireylerde safra kesesi taşı sıklıkla görülebilir. Safra kesesinde taş görüldüğü takdirde tüm mide ameliyatı ile birlikte safra kesesi ameliyatı da yapılabilir.

EKG (Elektro Kardiyografi)

Elektrokardiyografi kalbin işlevinin değerlendirilmesinde kullanılan önemli bir yöntemdir. Kalbin elektriksel aktivitesini (kalbin ritmini, frekansını, kalp atışlarının ritmini, yayılmasını ve reaksiyonun tekrar yok olması) ölçen bi cihazdır. Ameliyat öncesinde kalp ile ilgili detaylı bir değerlendirme yapmak için hastalara uygulanır.

SFT (Solunum Fonksiyon Testi)

Solunum fonksiyon testi, genel anestezi ve ameliyata bağlı solunumsal komplikasyon risklerinin önceden belirlenmesi ve riskli hastalarda ameliyat öncesinde gerekli olan önlemlerin alınmasını sağlamak amacıyla yapılmaktadır.

Homa-IR B indeksi

Ameliyat öncesi yapılması gereken tetkiklerin biride Homa –IR dir. Homa-ır vücutta insülin direnci olup olmadığının tespiti için yapılır. Obezitede insülin direnci, gizli şeker ve aşikar şeker hastalığı ve çoğunlukla gözlemlenmektedir. Bazı hastalarda tanısı konmamış şeker hastalığı ile karşılaşılabiliniyor. Bu durumun bilinmesi yapılacak ameliyat yöntemine karar verilmesi açısından son derece önemlidir.

Anestezi Doktoru Muayenesi

Hastalar ameliyat sırasında alacakaları anesteziye uygunluk yönünden değerlendirilirler. Ameliyat sırasında anesteziye bağlı oluşabilecek komplikasyonları önlemek adına tedbir alınır. Herhangi bir problem görüldüğü takdirde kardiyoloji veya göğüs hastalıkları uzmanıyla görüşüp ameliyat öncesi dönemde tedavi önerilebilir.

Psikolog Muayenesi ve Psikolojik Değerlendirme

Tüp mide ameliyatı öncesinde psikolog muayenesi ile obezitenin ruhsal ve davranışsal nedenleri incelenir. ‘Gerçekten bu ameliyata hazırlar mı?, ne kadar araştırdılar?, kilo vermeyi gerçekten kendileri mi yoksa yakınları mı onları zorluyor?’ gibi soruları emin bir şekilde cevap vermeleri gerekir. Ayrıca uygulanacak ameliyat, anestezi, yapılacak işlemler, hastanede kalış süreleri, ameliyat sonrası dönemin nasıl geçeceği, ağrı duyup duymayacakları, konu¬larda bilgilenmeleri ve karşılaşacakları olaylara bilinçli ola¬rak kendilerini hazırlamaları gerekmektedir.

Endokrinoloji Muayenesi

Hastalarımızın kan tahlillerine bakılarak hormonal ve metabolik durumları etraflıca incelenir. Obeziteye yol açan hastalıklar tespit edilir . Ameliyat olmayı engelleyecek bir durum söz konusu ise önce problemi ortadan kaldırmak için uygun tedaviye başlanır. Tedavi takibi yapıldıktan sonra ameliyat olmaya engel bir durum kalmadıysa, ameliyata onay verilir.

Göğüs Hatalıkları Muayenesi

Hastalarımızın kan tahlillerine bakılarak ve akciğer grafisi incelenir. Ameliyat olmayı, anestezi almayı engelleyecek bir durum söz konusu ise önce problemi ortadan kaldırmak için uygun tedaviye başlanır. Tedavi takibi yapıldıktan sonra ameliyat olmaya engel bir durum kalmadıysa, ameliyata onay verilir.

Kulak Burun Boğaz Muayenesi

Hastada ameliyata engel olabilecek vücutta herhangi bir enfeksiyon varlığı muayene edilir. Eğer gribal bir durum varsa gerekli tedaviye başlanır. Enfeksiyonel durum ortadan kaltığında ameliyata onay verilir.

Kardiyoloji Muayenesi

Hastalarımızın kan tahlillerine bakılarak ve elektrokardiyografi incelenir. Ameliyat olmayı, anestezi almayı engelleyecek bir durum söz konusu ise önce problemi ortadan kaldırmak için uygun tedaviye başlanır. Tedavi takibi yapıldıktan sonra ameliyat olmaya engel bir durum kalmadıysa, ameliyata onay verilir.

Şehir Dışı ya da Yurt Dışınlar Gelenler Ne Yapmalı?

Şehir dışından veya yurt dışından gelecek olan hastaların öncelikle beden kitle indeksi ölçümü yapılır. Bunun için hastanın net boy ve kilo bilgilerini bilmesi gerekir. Beden kitle indeksi 35 üstü olan hastaların yandaş hastalığı veya kullandığı bir ilaç var ise, takipte olduğu doktordan bir onay raporu istenir. Bu onay raporunda ameliyata engel bir durumu olmayan hastalar hastaneye davet edilir. Hastanın operasyon öncesi yapılması gereken tetkikler için 2 gün öncesinden ameliyat olacağı şehirde bulunması gerekir. Tetkikler, ameliyat ve kontrol süreleri için hastanın toplamda en az 10 gün ameliyat olduğu şehirde kalması önemlidir.

Mutfak Hazırlığı

Bireylerin ameliyat sonrasında halsizlik oluşma ihtimaline karşılık market alışverişlerini önceden yapmaları önerilir. İçmeleri gereken sulu gıda takviyeleri ve protein tozlarını önceden temin etmeliler. Et ve tavuk suyunu operasyondan önce yapıp buzdolabında saklayabilirler. Hatta 1 porsiyonluk buzdolabı poşetlerinin içinde buzluğa koyup rahatlıkla saklayabilirler. Meyve sularının taze sıkılmış şekilde tüketilmesi önerildiği için katı meyve sıkacağı evinizde yok ise önceden temin edebilirsiniz. Şişmanlık tedavisinin laparoskopi yöntemle yapılması ameliyat sonrası yük kaldırmanızda size büyük bir zararı olmasa da yinede operasyonun öncesinde bu konuda hazırlanmak stresinizi azaltacaktır.

Ameliyattan Önce Sigara ve Alkol Bırakılmalı Mıdır?

Ameliyat öncesi bireyin en az 1 hafta önce sigara ve alkolü bırakması istenmektedir. Sigara akciğer ile ilgili olarak vücudun çalışma fonksiyonlarını etkilediği için ister istemez astım, bronşit gibi rahatsızlıklara gebe bırakır ve ayrıca anestezi etkisini artıran etmenlerin başında gelir.

Ameliyattan Önce Beslenme Nasıl Olmalıdır?

Şişmanlık operasyonlarından önce kişilerin herhangi bir metabolik hastalıkları yoksa özel bir diyet uygulanmasına gerek yoktur. Ameliyattan bir gün önce hafif yemekler tüketilmesi, bol su içilmesi gerekmektedir. Operasyondan 12 saat önce katı gıdaların, 8 saat öncesindende sıvı gıdaların tüketimine son verilmesi gerekmektedir.

Doktorla Önceki Tedavi Geçmişinizin Paylaşılması

Hasta doktorla yapılan görüşmede hastalık geçmişi ve hangi tedavi yöntemi izlendiği ile ilgili önemli bilgileri detaylı bir şekilde doktoruyla paylaşmalıdır. Örneğin hastanın koah, gut, diyabet gibi hastalıkların varlığını veya daha öncesinde bir kalp krizi, gibi bir sağlık sorunu yaşamışsa bunu doktoruna ilk görüşmede bildirmelidir. Operasyon öncesinde grip, nezle gibi vücut direncini düşürecek bir hastalık geçirirse bunu da muhakkak doktoruyla paylaşmalıdır.

Kullandığınız İlaçların Doktora Söylenmesi

Kullanılan ilaçlar hastanın operasyon sonrasında ortaya çıkabilecek durumlarda alacağı tedaviyi etkileyebileceği için, düzenli kullanılan ilaçları ya da alerji olduğu bilinen ilaçları mutlaka doktoruyla paylaşması gerekmektedir.

Tüp Mide Ameliyatı Sonrası

Ameliyatın İlk İki Günü (Hastanede Kalış Dönemi)

Ağrı

Tüp mide ameliyatı laparoskopik yöntemle yapıldığı için çok şiddetli ağrı olmaz ama ağrı eşiğine bağlı olarak ameliyattan çıktıktan ilk birkaç saat hissedilebilir. Ayrıca hastanedeyken ağrı kesici iğneler yapıldığı için ağrı çekme minimuma inecektir. Taburcu olduktan sonra sadece dren yerinde çok hafif ağrı hissedilebilir.

Beslenme ve Diyet

Hastanede kalınan süre boyunca damar yolu ile hasta beslenir. Bu dönemde sulu kaybının oluşmaması amacıyla izotonik serum desteği verilir. Bariatrik operasyonları sonrası yeme programı 3.gün itibari ile doktor ve diyetisyen kontrolünde sulu gıda alımıyla gerçekleştirilir. Doktor kontrolünde bireyin yavaş yavaş ve küçük yudumlarla gıdaların tüketilmesi önerilebilir.

Ayağa Kalkma

Şişmanlık operasyonlarından 4 saat sonra hastalar yürümeye başlarlar. . Şişmanlık tedavisinde hareketlilik çok önemli bir unsurdur. Hastalar yatağa merak bağımlı kalarak ameliyat sonrasındaki riskleri (emboli, pıhtı atması) artırırlar. Bu yüzden söz konusu uygulamadan sonra kişilerin hareketliliği çok önemlidir.

Psikoloji

Ameliyat öncesinde yeme bozukluğu olan bireylerde yada ‘hedonik yeme(zevk için yeme)’ tarzı olan bireylerde özellikle sıvı dönemde mutsuzluklar, negatif düşünceler olabilir, ama sıvı dönemi atlattıktan sonra kilo kaybı gözle görülür bir kilo kaybı başladığında bu olumsuzluklar yerini mutluluğa bırakır. Kilo verme sürecinde yeni, sağlıklı beslenme alışkanlıklarını, egzersizi hayatınıza katmak bu süreci daha kolay atlatmanıza yardımcı olucaktır.

Anti Emboli Çorabı

Şişmanlık ameliyatlarından sonra kişiler 1 hafta varis çorabı giymeye devam ederler. Varis çorabı emboli – pıhtı atması gibi ihtimaller için alınan önlemlerden bir tanesidir.

Tri-Flo Solunum Egzersizi

Genel anestezi altında akciğerlerin normal temizleme fonksiyonları durur. Ameliyat sonrası tri- flo akciğerlerin açılmasına, akciğerde hava yollarının genişlemesine yardımcı olur ve dokuların oksijenlenmesine yardımcı olur. Böylelikle anestezinin oetkisi atmak ve iyileşme çok daha hızlı olacaktır. Tri- flo solunum egzersizlerinde hedef nefes çekerek ve üfleyerek 3 topuda kaldırmaktır. Doktorunuzun belirlediği aralıklarla, sayılarla egzersizleri uygulamalısınız.

Tüp Mide Sonrasında Dren

Şişmanlık tedavileri genel cerrahi uzmanı tarafından gerçekleştirilmektedir. Genel cerrahi uzmanları ameliayat sonrası kaçak kontrolü yapılması ve aynı zamanda kirli kanın vücuttan atılması için açılan 4 kesinin 1 tanesinde dren bırakırlar ve bu dren kontrolü ile hastanede kalınan sürede bireyin kan düzeyi kontrolü, kaçak kontrolü gibi kontrolleri gerçekleştirilir.

Kaçak Testi

Tüp mide ameliyatı sırasında operasyon bitmeden hemen önce cerrah kaçak testi uygular. Eğer operasyonda gelişmiş bir hata varsa zaten bu aşamada tespit edilip sorun giderilir. Ameliyattan sonraki 48 saat sonra hastaya mavi su (metilen mavisi) ile bir kez daha kaçak testi yapılır. Burada da sorun tespit edilmemesi durumunda hasta için herşey yolunda demektir ve sıvı alımına başlanır.

Riskler, Yan Etkileri ve Komplikasyonları Nelerdir?

Şişmanlık tedavisinin tüm uzmanlar tarafından bilinen ancak ender durumu kanama, kaçak komplikasyonu ve emboli (pıhtı oluşumu) üstün risk durumu vardır. Bunun yanı sıra genel her ameliyatta gerçekleşebilen anesteziye bağlı minimal durumlar da bulunmaktadır. Ancak bu gibi durumların olasılıkları, herhangi bir ameliyatta oluşabilecek bir durumdan daha fazla değildir. Ayrıca sadece bu şişmanlık tedavisinin değil obezitenin kişilere yaşamları boyunca getirdikleri obeziteden kaynaklı dir. Sağlık Haberleri alanında çıkan bazı vakalar duyuluyor. Bu vakaların detayı önemlidir. Hasta hangi koşullarda operasyona girmiştir? Operasyonu hangi doktor gerçekleştirmiştir? Kanama nasıl oluşmuştur? Sonrasındaki kurallara ne derece uymuştur? Haberleri, yorumu ve yazarları bu yüzden dikkatlice değerlendirip, ameliyatsız üzerinizde psikolojik yük oluşturmayacak biçimde ele alınması gerekebilir. Bu noktada vereceğiniz karar yan etki stres yükünüzü hafifletecektir. Şişmanlık grubunda yer alan kişiler fazla kilolarından dolayı emboli risk durumu taşımaktadırlar. Obezitenin getirdiği normal hayatlarında da var olan emboli risk durumu ameliyata bağlı bir risk değildir. Operasyon sonrasında emboli riskini ortadan kaldırmak amacıyla ameliyatlarına girmeden hemen önce emboli çorabı giydirilir, şişmanlık tedavileri sonrasında da kan iğneler 10 gün boyunca uygulanmaktadır. Obezitenin sebebiyet verdiği aşırı kiloya bağlı emboli riskini ortadan kaldırmak için sleeve gastrektomi) operasyonu önerilmektedir. Emboli bacaklarda oluşan pıhtının akciğer atar damarlarının bir veya bir kaçının tıkanması sonucu ortaya çıkan bir hastalıktır. Akciğer embolisi herkeste görülebilecek bir hastalık iken şişmanlık emboliyi tetikleyici unsur oluşturmaktadır. obezitenin oluşturacağı en büyük risk unsuru olarak ameliyatsız sınıflandırabilmekteyiz. Şişmanlık tedavisi operasyonlarında narkoza bağlı oluşabilecek operasyonun riski var. Hastanenin şişmanlık operasyonları için uygun olması ve hastanenin koşulları ve yoğun bakım desteği ile birçok problemin de önüne geçilebilir. Bebeği olan anneler emzirme döneminin bitiminin 3. ayından itibaren riskli dönem ortadan kalkar ve tedavi olabilirler. Tedavi olduktan sonra 1. yıl itibari ile gebe kalabilirler. Önemli olan ameliyatında oluşabilecekleri önceden görmek, bunları elimine edebilecek kapasiteye sahip olmak ve mağdurları psikolojik olarak rahatlatmak tedavisi konusunda destek olmak işin püf noktasıdır. Şişmanlık tedavilerinde mide kesilip, milimetrik zımbalar ile dikiş atılır. Komplikasyonlar arasında yaygın olanı bu zımba hatlarının kenarında sıvının batın bölgesine sızması olarak tabir edilenler kaçak hadisesidir. Bu yüzden bireyler daha düşük riskle şekilde obeziteden kurtulmak için kimi zaman endoskopik olarak uygulanan şişman tedavisi balon işlemini uygulatarak obeziteye veda etmek isterler. Elbette zayıflatma oranı daha azdır veya metabolik olarak zaten vücudu sağlıklı olmayan bireylere pek etkisi olmaz ancak daha düşük riskle zayıflamak, obeziteden ve yandaş hastalıklardan kurtulmak isteyen ve daha düşük maliyet ile sorunlarını ortadan kaldırmak isteyen bireylerde kişi çoğunlukla VKİ 35 üzeri değil ise endoskopik olarak uygulanan şişman tedavisi balon takılması oldukça iyi bir çözüm olabilir. Şişmanlık hastası için bu krizi aşmanın en doğru yolu hastalığına çözüm olacak yöntemlerinin doktorun açıklaması ve tedavisi tamamlanmış eski şişmanlık mağdurları ile tanıştırmak olmalıdır. Doktorunuz ile yüz yüze görüşme yapmalı bu görüşme neticesinde ameliyatınızı gerçekleştirecek doktorunuz konusunda karar vermelisiniz.

Ameliyat olmaya karar verdiyseniz; hemoroid sendrom ya da hemoroid sendrom için uygulanan tedaviler kapsamında herhangi bir hemoroid sendrom cerrahi müdahalesinin de bu noktada bilgisini doktora söylemek gerekir. Çeşitli sigara, alkol gibi ürünlerin bağımlılığı krizinden ortaya çıkan durumlar da aynı yönde etkilidir. Sigara bağımlılığı krizinden veya alkol bağımlılığı krizinden dolayı alınan tedavilerin de eksiksiz bir şekilde beyan edilmesi gerekiyor. Bu gibi anomalilerden meydana gelen enfeksiyonları iyileştirmek amacı ile uygulanan ya da enfeksiyonları kesi yöntemleri ile almak suretiyle uygulanan tedavilerin ve enfeksiyonları oluşturan durumların ayrıntılı öyküleri de yine aynı şekilde belirtilmelidir.

Ölüm

Mide operasyonları genel anestezi altında laparoskopik şekilde uygulamalar ile yapılan operasyonlardır. Operasyonun yan etkileri dışında genel anesteziden dolayı her uygulama kadar risk taşımaktadır. Kişiler mide ameliyatına karar verdikten sonra belirlenmiş testleri ve tetkikleri yapılmaktadır. Tetkik sonuçları çıktıktan sonra genel anestezi uzmanıyla görüştürülüp narkoz alma durumuyla ilgili hastalarımızın genel değerlendirmesi yapılmaktadır. Anestezi almasında herhangi bir problem görülmeyen kişiler operasyon için tetkikleri değerlendirildikten sonra ameliyata alındığından anesteziye bağlı görülebilecek biçimde minimalize edilmiştir. Mide ameliyatı komplikasyonları arasında yer alan kaçak riski ise hastalar ameliyatında iken henüz çıkmadan kaçak kontrolleri yapılarak ve taburcu oldukları zaman tekrarlanarak uzmanlar tarafından minimalize edilir ve gerekli görülmesi durumunda ise yine uzmanlar tarafından erken müdahale sayesinde ölüm riski ortadan kalkar. Artık sağlık alanındaki gelişmeler ve uzmanların bu konularda artan üstün tecrübeleri sayesinde şişmanlık ameliyatlarından eskisi kadar ölüm vakalarıyla karşılaşılmamaktadır. Kimler midesini küçülttürmek istiyor ise gerçekten tetkik süreçlerinde bireylerin özenli olması ve işlem öncesi doktor tavsiye ve önerilerine uymak zorundadır. Şişmanlık cerrahisini üstün riskli hale getirebilecek hasta grubu arasında yer alan astım hastaları, kalp mağdurları veya kan değerleri normal dışı olan bireyler için hazırlık süreci daha uzun sürmekte ve belli başlı özel tedaviler ölüm riskini aza indirgemek için uygulanmaktadır.

Anestezi

Tüp mide ameliyatı genel anestezi altında yapılmaktadır. Ameliyat öncesinde, ameliyatta her hangi bir komplikasyon olmaması için yapılan tahliller anestezi doktorunca detaylıca incelenir ve tüm önlemler alınır. Hasta ameliyattan 10- 15 dk sonra uyanır ve kendine tam anlamıyla gelmesi 5-6 saati bulmaktadır.

Enfeksiyon

Enfeksiyon sadece şişmanlık cerrahisi operasyonları sonrasında oluşabilecek bir yan etki değildir. Bütün ameliyatlardan sonra bireyler enfeksiyon riski taşılar. Bu yüzden ameliyatlarını güvendikleri ve bildikleri hastanelerde olması önerilir.

Reflü ve Mide Yanması, Bulanması

Ameliyat sonrasında hazırlanan reçetede mutlaka koruyucu ilaçlarla yazılır. Bunun sebebi yeniden alışma döneminde olan giren besinlerle hastalarda yanma, reflüsel ve bulanma şikayetleri oluşturmamasıdır. Böylece bu durumun oluşmaması sağlanır.

Ateş ve Üşüme

Şişmanlık operasyonları sonrasında oluşabilecek ateş ve üşüme problemi mutlaka hekime bildirilmesi gereken bir komplikasyonu doğurabilir. Kaçak problemi ile karşılaşan hastalarda ateş görülmektedir.

Halsizlik

Şişmanlık operasyonları sonrasında halsizlik sağlıklı (proteini yüksek gıdalar ile) beslenememek ile gelişir. Az sulu alınması alınan sıvıların içeriğine dikkat edilmemesi halsizlik problemi oluşturabilir. Böyle durumlarda doktorunuz ve diyetisyeninize danışarak önerilerini dikkate almalısınız.

Ağız Kokusu

Ağız kokusu ameliyatla ilgili bir durum değildir. Bireyin kişisel bakımına önem vermesiyle ortadan kalkabilir. Her minik öğünden sonra florür içermeyen doğal diş macunları ile dişler fırçalanabilir.

Saç Dökülmesi

Uygulamadan sonra saç dökülmesi en çok merak edilenler soruların başında gelmektedir. Operasyon sonrasında beden ve vücudun bütün çalışma fonksiyonları yenilendiği için saç dökülmesinin görülmesi olasıdır. Ancak doktorunuz ve diyetisyeninizin önerisi ile alacak olduğunuz gıda takviyeleri, bol proteinli yiyecekler ile bu problemin önüne geçilebilir veya etkisi olabildiğince azaltılır. Bu süreçte hekiminizin sorularınıza verdiği cevapla hareket etmenin ve cevapla oluşturulan kontrollerin takip edilmesinin de önemi büyüktür.

Fıtık

Laparoskopik sleeve gastrektomi uygulaması kapalı yöntemle gerçekleştiği ve sadece 8 mm. genişliğinde 4 adet keşiden gerçekleştiği için fıtıksal ihtimalini minimum düzeyde tutar. Açık ameliyatlarda fıtıksal riski çok yüksektir. Ancak yinede bu problemlerin ortadan kalkması amacı ile bireylerin 10 gün boyunca ağır şeyler taşımaması istenir.

Gaz

Laparoskopi cihazların batın (karın) içerisinde rahat hareket edebilmesi amacı ile mide gaz ile şişirilir. Ameliyat sonrasında ise bireyler gaz problemini atmak için hareket etmesi gerekir. Çünkü operasyon sonrasında oluşabilecek gaz sancısı hastada ağrı oluşturur. Ameliyat sonrasında bireyler 4. Saat itibari ile mobilize edilerek kaldırılır ve hastane içerisinde hareket etmesi ve gezmesi sağlanır.

Grip

Şişmanlık operasyonları sonrasında grip olan bireyler rahatsızlığı nın uzmanı hekime danışarak doktorun tavsiye ettiği ilaçları kullanabilirler. İlaç kullanımında herhangi bir engel bulunmamaktadır. Sadece operasyonun sonrasındaki dönemi halsiz geçirirler ancak bu dönemde mutlaka ameliyatını gerçekleştiren doktoruna da danışmalı ve bilgi vermelidir.

Pıhtı Oluşumu, Emboli Riski ve Varis Çorabı

Emboli çok ender görülen bir durumdur. Operasyondan 1 hafta öncesinde kan sulandırıcı ilaçlar kullanılıyor ise hastalara bıraktırılır. Operasyondan sonra da 10 gün boyunca günde 1 defa olmak üzere, kan sulandırıcı iğne ile tedavi gerçekleştirilir. Aşırı kilosu olan bireylerin şişmanlığa bağlı olarak normal yaşamlarında sürekli var olan emboli yani pıhtı atması problemi operasyondan sonra oluşmaması adına bu işlemler gerçekleştirilir. Operasyon öncesi tetkik sürecinde bireylerin kan tahlilleri ile organların çalışma fonksiyonlarına, tiroid değerlerine, kan değerlerine, akciğer grafisi ile akciğer problemlerinin olup olmadığı, ekg ile kalp grafisi ve kalp damar rahatsızlıklarına ve kalp ritmine (kardiyoloji), endokrinoloji ile şeker rahatsızlığı (diyabet) belirtilerine, solunum fonksiyon testi ile astım problemlerine ve anestezi etkisine ve endoskopi ile beraber de midenin içerisinde gastrit, ülser gibi problemlerin olup olmadığı kontrol edilir. Eğer operasyondan önce bir problem ile karşılaşılır ise, öncelikle tedavisi uygulanarak, iyi olma gerçekleşmesi beklenir ve bireylerin nelere dikkat etmesi gerektiği kendilerine iletilir. Şişmanlık hastası için ameliyattan önceki tetkik süreci çok büyük önem arz eder. Bu süreçte ameliyatlardan sonra oluşabilecek komplikasyonlar bertaraf edilmeye çalışılır.

Üşüme

Ameliyattan sonra üşümenin iki sebebi vardır. Birincisi kişinin ateşi çıktığında üşüme görülebilir. Bu kaçağı belirtiside olabilirken, herhangi bir enfeksiyondanda olabilir. Ateşiniz çıktığında mutlaka doktorunuzu aramalısınız. İkinciside deri altındaki yağlar vücudun ısı dengesinde rol oynar. Ameliyat sonrası kilo veriminiz yağdan olacağı için eskiye oranla üşümeniz mümkündür.

Kaçak

Operasyondan sonra oluşabilecek en büyük komplikasyon kaçaktır. Kaçak ihtimali maksimum 1 hafta-10 gün sürecek bir ihtimaldir ve çok büyük oranlarda bu ameliyat başarı ile sonuçlanır.Bu komplikasyon uzamış iyileşme süresi ve nadiren hayati sonuçlara yol açabilir.

İshal

Operasyon sonrasında ilk on beş gün sulu yeme dönemi sonraki on beş günlük dönemde ise yeme programı dönemi yer almaktadır. Bu dönemde aşırı sulu alınması ile ishal gerçekleşebilir. Böyle bir durumda halsiz kalmamak adına bol sıvı alımına devam edilmelidir.

Mide Bulantısı

Tüp mide ameliyatından sonra mide bulantısının 3 önemli sebebi vardır. Bunlardan ilki hızlı yemek yemektir. Hastaların bulantı yaşamaması için öğünlerini çok yavaş, molalar vererek yemesi gerekmektedir. Bir diğer sebebi büyük lokmalar almaktır. Bu noktada hastalar lokmalarını küçültmeli ve çok iyi çiğnemeyi alışkanlık haline getirmeleri gerekmektedir. Üçüncü sebebi ise midenin hacminden çok daha fazla besin tüketilmesidir.Porsiyonlar küçültülmeli, eskisi gibi büyük porsiyonlar tüketebileceği fikrinden uzaklaşılmalıdır. Ameliyattın ilk dönemlerinde bu alışkanlıkları kazanmak çok önemlidir.

Öksürük

Batın bölgesinin gazla şişirilmesinden dolayı ve midenin kesilmesi ile gaz sıkışmasının oluşması sebebiyle öksürük gerçekleşebilir.

Tüp Mide Ameliyatı Sonrasında Ödem

Kişiden kişiye farklılık göstermekle beraber operasyon sonrasında 2 gün boyunca serum ile beslenmekten kaynaklı ödem problemi olabilir ancak yeme programı periyoduna girildikten sonra vücuttan ödem atılmaya başlanır.

Safra Kesesi Taşı

Safra kesesi taşlarının oluşmasının sebebinde obezite cerrahisinden ziyade obezitenin kendisi yatmaktadır. Obezite hastalarında artan kolesterol düzeyi safra taşı oluşumu için riski artırmaktadır. Bu ameliyat sonrasında gelişen safra kesesi taşları genellikle kolesterol kökenlidir. Bunun dışında gerekenden daha az miktarda su tüketimi, uzun süreli açlık dönemleri gibi bazı faktörler de safra taşı oluşumuna katkıda bulunmaktadır. Operasyon sonrası kontrollerde safra kesisi ultrasonuna bakılıp gerekirse safra kesisi operasyonu yapılmaktadır.

Uzun Dönemli Problemler

Tüp mide ameliyatları sonrasında yapılan araştırmalar diyabet, hipertansiyon, hiperlipidemi, uyku apnesi gibi bir çok yandaş hastalığın riskerini çok yüksek oranda azaldığını gösteriyor. Tüp mide ameliyatından sonra kişilerin tüm vitamin ve mineralleri tamamlaması açısından çeşitli ve renkli beslenmesi esastır. Belirli aralıklarla yapılan biyokimyasal bulgularda B12, demir, d vitamini gibi vitamin minerallerde eksiklik görüldüğü taktirde takviye yapılmalıdır. Tüp mide ameliyatından sonra hastaların düzenli olarak kan tahlilleri yaptırması, uzun dönemli problemlerin önlenmesinde çok önemlidir.

Kanama

Tüp mide ameliyatının komplikasyonlardan biride kanamadır. Ameliyattan sonra trokar giriş yerlerinde kanama görülebilir, bu çok ciddi sonuçlar doğurmaz doktorunuzu müdahelesi ile sorun çözülmüş olur. Birde stapler hattında kanama meydana gelebilir, bunun için belirli aralıklarla dren kontrolü yapılır. Bu son zamanlarda gelişmiş stapler teknoloji ile çok nadir görülen bir komplikasyondur. Kanama çok fazla olduğu taktirde doktor müdahelesi ve gerekirse hastaya kan takviyesi yapılır.

Kanser

Yapılan araştırmalar obezitenin kansere yakalanma riskini arttırdığı yönündedir. Obezite cerrahisinden sonra kilo verimi ile kansere yakalanma riskinin azalması arasında anlamlı yönde ilişki bulunmuştur.

Psikoloji

Operasyondan sonra bütün kişilerin düzenli psikolog kontrolü ihtiyacı olmamaktadır. Psikiyatrik olarak bireylerin şişmanlık veya şişman statüsünün getirdiği halk arasındaki dışlanmışlık hissi, zayıflama ile beraber yerini daha sosyal bir kişiye dönüştürür. Şişmanlığın getirdiği birçok etmen arasında psikolojik etmenlerde bulunmakta olup, tedavi ürünü kullanımı gerekmeden değeriniz azaldıkça mutluluk ve takıntı seviyeniz düşecektir. Operasyonundan sonra bireylerin kendilerine bir fikstür hazırlamasını ve bu fikstür kapsamında kendilerine hedef koymalarını öneriyoruz. Her bir bireyin blog yazaları ile iletişim halinde olarak kendi tecrübelerini yazması ve bunu ameliyat olan kişilerle paylaşması da sosyalleşme seviyesini artırarak kendisini bekleyen yeni hayata hazırlar. Zayıflamak: kişiler için küçüldüm artık veya bu kadar zayıfladım diyebilmek bütün psikiyatrik ve sosyal takıntılar için çözüm sağlayacaktır. Takıntılar kilodan güzellik kavramına doğru

Deri Sarkması

Sarkmalar şişmanlık tedavileri sonrasında en korkulan yönlerinden biridir. Bki. değerine göre risk oranları değişmektedir. Çünkü bki. (beden kittle değeri) değerlerine göre 40'ın üzeri aşırı şişman kişilerin yani (aşırı şişman / şişman) bireylerin rahatsızlıkların oluşma ihtimali daha yüksektir. bmı (beden kittle değeri) değeri yüksek kişilerin aşırı şişman ameliyatlarının sonrasında vücutlarından çok fazla yağ kütlesinin kaybının ardından göğsü estetiği (göğsü daraltma / göğsü büyütme / göğsü asimetrisi / göğüs dolgusu), burun estetiği, karnı germe, kolda sarkmaları için operasyon ihtiyacı meydana gelebilir. Erkekler göğsü estetiği için çözümü jinekomasti de aramaktadır. Karnı bölgesi için ise karın germe. Operasyon kararından önce kişiler liposuction ve türevi işlemler ile zayıflamayı denerler. Ancak liposuction ameliyatında doku hasarı yüzünden ağrılar çok fazla olmaktadır. Laparoskopi ameliyatların en büyük artısı doku hasarının az olması, böylelikle az ağrı hissedilmesi ve çabuk iyi olma gerçekleşir. Bilinenin aksine laparoskopi ameliyatların ağrısı, estetik operasyonların ağrısından daha az olmakta ve iyi olma süreci daha hızlı gerçekleşmektedir. Ancak bu işlemler sonucunda genel olarak vücudun tamamından zayıflayamadığı için bölgesel olarak zayıflama yaşanır ve beden oranı bozulur. Bu yüzden zayıflamada problem yaşayan ve artık şişmanlık ile ilgili çözümü de arayan bireylerin bmi (beden kittle değeri) değerine göre ve kronik hastalıklarına göre by-pass, transit bipartisyon, balon yönlenmeleri önerilir. Kadınlarda operasyondan sonra meme dikleştirme ve karın germe operasyonları çok talep gören işlemlerdir.

Dikkat Edilmesi Gerekenler Nelerdir?

Ağırlık Kaldırmak

Şişmanlık operasyonları laparoskopik yöntemle yapıldığı için oldukça konforludur, uzun dönemde ağırlık kaldırmakta bir engel yoktur. İlk 15 gün karın içi basıncı arttırmamak için ağırlık kaldırmamaya dikkat edilmesi gerekir.

Uçağa Binmek

Obezite cerrahisinden sonra doktor kontrolünde uçak ile seyahatte her hangi bir problem görülmediği takdirde yolculuk yapılabilir. Seyahat süresince emboli(pıhtı) önleyici çoraplar giymeniz gerekir.

Araç Kullanmak

Operasyon sonrasında araç kullanmakta bir sakınca yoktur. Birkaç saatten uzun süre hareketsiz kalacak şekilde yapacaksanız, yolculuk süresince varis çorabı giymeniz gerekmektedir.

Duş Almak

Hastaneden taburcu olduktan 24 saat sonra, üst pansumanlar çıkarılınca ılık duş alınablir.

Cinsel İlişki

Operasyonun ikinci haftasını doldurduktan sonra cinsellik ilişkide bulunmakta herhangi bir sakınca görülmemektedir. Cinsellik kapsamında yapılan aktivitelerde, karın bölgesine darbe veya benzeri cinsellik eylemlerinden kaçınmak gerekir.

Hareket Kabiliyeti

Şişmanlık ameliyatlarından sonra bireyler hareket kabiliyetlerinden bir şey kaybetmezler. Taburcu olduğunuz andan itibaren olağan günlük yaşantınıza dönebilirsiniz. Operasyondan yaklaşık 4 saat sonra ayağa kalkıp yürümeye başlarlar. Şişmanlık tedavisinde hareketlilik çok önemli bir unsurdur. Hastalar yatağa bağımlı kalarak ameliyat sonrasındaki riskleri (emboli, pıhtı atması) artırırlar. Bu yüzden söz konusu uygulamadan sonra kişilerin hareketliliği çok önemlidir.

Solaryum

Tüp mide ameliyatından sonra yara izleri 3 ile 6 ay arasında iyileşmektedir. Karın bölgesindeki dikiş yerleri iyileşmeden solaryuma girilmemeli ve güneş ışınlarından korunmalıdır. Aksi takdirde ultraviyole ışınları yara yerlerindeki pigment hücrelerini uyarıp yara yerinin normalden koyu renk almasına neden olabilmektedir.

Yüz Üstü Uyumak

Operasyon sonrasında yatış pozisyonları mideye zarar vermez. Sadece derideki dikiş yerlerinde hafif ağrı olabilir. İlk günden itibaren yan, taburcu olduktan sonrada yüz üstü uyunulabilir.

İlaç Kullanımı

Şişmanlık operasyonlarından (sleeve gastrektomi), diyabet (şeker rahatsızlığı) tedavisi, gastrik bypass, transit bipartisyon) sonra kişinin taburcu olmadan doktoru tarafından mutlaka reçetesini alması gerekiyor. Bu dönemde antibiyotik, ağrı kesici, koruyucu ve kan iğneler reçeteye yazılmaktadır. Kan sulandırıcı iğneler şişman kişinin ameliyat sonrası pıhtı gibi sağlığını tehdit edecek problemlerin ortadan kalkmasını sağlar. Şişmanlık operasyonu sonrası bilinen en büyük yanlışlar arasında ameliyat sonrası grip, nezle gibi hastalıklarında ilaç kullanımından çekinmeleridir. Böylelikle vücudun enfekte durumu önlenebilir. İnternet üzerinde şişmanlık haberleri adı altında birçok olumsuz haber görülebilir ancak en doğru yöntem doktorunuza danışmak olacaktır.

Dikişler

Şişmanlık operasyonları geçiren kişilerin en çok sorduğu soruların bir tanesi dikişler olmaktadır. Şişmanlık tedavilerinde açılan küçük kesilere estetik dikiş atılmaktadır. Bu yüzden dikişlerin alınması söz konusu değildir. Estetik dikişler beden tarafından kendisi emilmektedir. Operasyondan sonra sonuçlar kişiye bağlı olarak değişmekle beraber 3 ila 6 ay arasında izlerin kaybolduğu izlenmiştir.

İyileşme Süreci

Şişmanlık operasyonları iyi olmasüreci hızlı geçen operasyonlardır. Şişmanlık operasyonları laparoskopi uygulama ile gerçekleştirildiği için obezite operasyonları sonrasında bireyler hızlıca ayağa kalkar ve mide fıtığı ihtimali azalır. Ameliyat sonrası bireyler ortalama 2 gece 3 gün hastanede kalırlar. 3.gün itibari ile taburculuk işlemi gerçekleşir. Taburculuk işleminden sonra 4.saati itibari ile hasta ayağa kalkar ve mobilize olur. Hastane sürecinde besin alımı gerçekleşmez. Sadece 3.gün hastaneden çıkmadan kaçak testi gerçekleştirmek adına metamin mavisi su içilir ve ardından diren kontrol edilir. Operasyonlar sonrasında Taburculuk işlemi başlamadan sulu gıda alımı (çorbalar tüketilmeli) başlanmalıdır. Hastanede kalınan süre boyunca damar yolu ile hasta beslenir. Bu dönemde sulu kaybının oluşmaması amacıyla izotonik serum desteği verilir. Bariatrik operasyonları sonrası yeme programı 3.gün itibari ile doktor ve diyetisyen kontrolünde sulu gıda alımıyla gerçekleştirilir. Doktor kontrolünde bireyin yavaş yavaş ve küçük yudumlarla gıdaların tüketilmesi önerilebilir. Eski alışkanlıklara bağlı olarak hastanın büyük lokmalar ve büyük porsiyonlarla beslenmesinden kaynaklı bir ağrı ve yanma gibi şikayetlerle karşılaşmaması sağlanır.

Spor ve Egzersiz

Şişmanlık operasyonlarından sonra deri sarkmaları oluşmaması amacı ile hayatınızın her evresine spor ve egzersiz eklenmesi gerekmektedir. Düzenli egzersiz ile beraber diyabet, tansiyon, insülin direnci ve vücutta oluşabilecek deri deformasyonlarının önüne geçilmesi sağlanır. Ameliyat sonrası ilk etapta önerilen spor faaliyetleri arasında, yüzme, plates gibi tüm vücudu çalıştıran ve kendi beden ağırlığınız ile gerçekleştirebileceğiniz egzersizler gelmektedir. Kalp krizi ve kalp krizi benzeri diğer çeşitli uç yan etki ihtimallerine karşın, doktorunuzdan alacağınız cevapla spor programını oluşturmanız, daha sağlıklı olacaktır. Şişmanlık operasyonları sonrasında 1. Ay itibari ile düzenli hafif egzersiz hareketlerine, 3.ay itibari ile ise bireyler ağır spor faaliyetlerini gerçekleştirebilirler.

Yürüyüş

Tüp mide operasyonu sonrasında yürüyüş istenbilen bir fiziksel aktivitedir. Pıhtı oluşma riskini engeller. Ameliyattan çıktıktan 4 saat sonra yürümeye başlanılır ve gaz çıkarımı için hastanede bol bol yürüyüş yapmak gerekir. Taburcu olduktan sonra evde veya dışarda rahatlıkla yürünebilir. İlk 15 gün hafif tempoda yürüyüşler önerilmektedir. 15 gün sonrasında yürüyüş saatinin ve temposunun artması yağ yakım sürecine destek olurken, sarkmaların olmasını minimalize etmeye yardımcı olur.

Yüzme - Denize Girmek

Operasyondan 1.5 ay sonra yüzmeye başlanılabilir. İlk 1.5 ayda dikiş yerleri iyileşeceğinden enfeksiyon kapma riski minimuma iner. Yüzme vücudun tüm kas gruplarını çalıştıracağından yağ yakımını destekler. Ayrıca eklem zedelenmelerini yüzme sporunda minimum düzeydedir.

Pilates

Operasyondan sonra pilatese 12. haftadan sonra başlayabilirsiniz. Burada amaç karın içi basıncı çok fazla arttırıp komplikasyonlara sebep olmamasıdır. Ama sarkmalarının olmaması için yine karın içi basıncı arttırmadan, uygun hareketlerle kol ve bacak bölgesi çalışılabilir.

Fitness

Tüp mide ameliyatı sonrasında 1.5 aydan itibaren hafif tempoda kardiyo egzerleri yapılabilir. Tempolu kardiyo egzersizleri 3. Aydan sonra yapılması önerilir.

Beslenme

İlk 15 Gün (Sıvı Dönemi)

En Önemli Unsurları Nelerdir?

Su içme alışkanlığı kazanmak bu dönemin en önemli unsurudur. Ameliyat öncesi en büyük korkulardan biri Sulu besin diyeti döneminimi uygulayamamaktır. Ancak laparoskopi yöntemle gerçekleşen Sleve gastrectomy ameliyatlarında aç olma hormonunun büyük bir bölümünün alınması ghrelin hissini ciddi oranda ortadan kaldıracaktır. Mide daraltma adı üstünde hacim olarak mideyi küçültülme işlemidir. Bu operasyon ile beraber erken doyma hissi çabuk kazanılmış olacaktır. Çağımızın rahatsızlığı şişmanlığın en büyük sebeplerinden birisi hızlı yemek tüketilmesi ile aç olma hissini bastıramamak ve doyma hissine geç ulaşmaktadır. Sağlıklı yeme programı önerileri için mutlaka küçük yaşta uzman diyetisyen (Uzm. Dyt) önerilerini dikkate almak gerekmektedir.

Kahvaltı Önerileri

Bireyin ağzını tatlandırmak amacıyla taze sıkılmış meyve suyu olmalı (hazır konsantre tüketilmemeli) veya şekersiz ve tanesiz komposto suyu tüketilebilir.

NOT: Bireyler sulu aldıkları için bu süre boyunca tuvalete ishal olarak çıkabilirler veya kabızlık problemi çekebilirler. Böyle durumlarda konunun uzmanı diyetisyenine (Uzm. Dyt.) başvurarak nelere dikkat etmesi gerektiğini öğrenebilir. İshal problemini ortadan kaldırmak için bu dönemde komposto suyu tüketimini artırarak organın daha rahat çalışmasını sağlayabilir.

Ara Öğün Önerileri

Gaz problemi olabileceği için laktozsuz süt tercih edilebilir. Gaz problemi yaşamayan bireyler ayran veya soya süt tercih edebilirler. Ayran içtiğinde hasta gaz problemi yaşıyor ise, laktozsuz süt ile yoğurdunu mayalayıp bireyler kendi ayranını yapabilir. Bu ara öğünlerde günlük besin ihtiyacını karşılamak amacı ile hastalarımız kendilerine önerilen ölçekte protein tozunu ihmal etmemelilerdir.

Öğle ve Akşam Yemekleri

Et ve tavuk suyu (yağsız) tüketilmelidir. Günlük vitamin, mineral ve protein süt ihtiyacını karşılamak adına yani günlük besin ihtiyaçlarını karşılamak amacı ile diyetisyenlerinin önerdiği gıda-mama (vitamin ve mineral takviyelerini) takviyelerini mutlaka içmelidirler.

Diyetisyeninizin ve doktorunuzun önerdiği süt multi-vitamin haplarını kullanmayı ihmal etmeyin. Metabolik (diyabet) cerrahi uygulaması olan bireyler (gastrik bypass, transit bipartisyon gibi) operasyon sonrası öğünlerin arasında multi-vitamin ilaç takviyeleri b12 vitamin tüketimi gerçekleştirmek durumunda kalabilirler. Bu dönemde besinlerden alacakları vitaminlere önem verilmesi gerekir. Metabolik hastalık tedavilerinde önemli rol oynayan şeker rahatsızlığı operasyonları vücudun işleyiş bireyler açık şekersiz ılık çay içebilirler ancak kahveyi içmeniz önerilmemektedir. Sulu diyeti dönemi boyunca kafein ve nikotin ağrıları tetiklediği için önerilmemektedir. Bu ameliyatla şişmanlık probleminden ve bir çok rahatsızlığından kurtulabilme ihtimali olan hastalarımız, tüketilmesi gereken besinleri diyetisyen (Dyt.) tarafından öğrendikleri süt öğünlerini belirli bir fikstüre koydukları ve eski alışkanlıklarına ket vurduklarında sağlığı yaşam ve sağlığıklı yeme programı düzeyine ulaşmış olacaklardır. (beden kittle indeksiniz) indeksiniz 40 değerine göre şişman (aşırı kilolu) statüsünde ameliyat olan aşırı kilosu olanbireylerin zayıflama çok daha fazla olacaktır. Morbid şişman hastalarımızın su kaybı da çok fazla olacağı için diyetisyen ile yeme programı tedavilerinde sulu gıdaların fazla tüketimi kendilerine önerilir. Morbid şişmanlık ölümcül şişmanlık olarak tanımlanmaktadır. Çünkü şişman bireylerin beden ağrısı ve organların çalışma fonksiyonlarında problemler başlamaktadır.

Neden İlk 15 Gün Kesinlikle Tanesiz Tüketilmeli?

İlk 10 günde kaçak riski devam eder, bireylerin midesini bu dönemde çok fazla çalıştırmak doğru olmayabilir. Bu yüzden ilk 10 gün kesinlikle pür ve berrak gıda tüketilmesi gerekmektedir. Çoğu hasta ilk 15 günlük sürece çok hakim olmadığı için farklı gıda tüketimlerine yönelmektedir. Ancak bu risk düşünülerek özellikle ilk 10 günde pür Sulu besin tüketimine özen gösterilmelidir. İlk 15 gün kesinlikle çorbalara salça, baharat, yağ ve limon ilave edilmemelidir. Tuz istenirse bir miktar ilave edilebilir. Kilolarından kurtulmak isteyen bireylerin bu dönemde en büyük problemi eski alışkanlıklarından kalma porsiyonların büyük olmasından kaynaklanır. Mide bu dönemde hassas olduğu için yanma, ağrı ve reflüsel gibi şikayetler görülebilir.

Protein Tozunun Önemi

İşlem sonrasında özellikle ilk 15 gün kişiler sadece sulu yeme programı uygulamaktadır. Bu dönemde kişilerin günlük alması gereken protein ihtiyaçlarını karşılamak adına protein tozunu yeme programlarına mutlaka ilave etmeleri önerilmektedir. Bu operasyonu geçirmiş olan kişiler beslenme konusunda yeni bir başlangıç yaptıkları için günlük almaları gereken ihtiyaçlarını beslenmeyle tamamlayana kadar günlük protein tozu alımını özellikle ilk 1 ay ihmal etmemelidirler.

İkinci 15 Gün (Püre Dönemi)

En Önemli Unsurları Nelerdir?

1) Porsiyonları belirlemek

2) İyice çiğneme alışkanlığı kazanmak

3) Az az ve sık sık yeme alışkanlığı kazanmak

Böylelikle bireyler 1. ay itibari ile tamamen sağlığı yeme alışkanlığı kazanmış oluyor ve verilen kiloların hayat boyu kalıcılığı sağlanmış oluyor. 1.ay itibari ile proteinden nasıl zengin beslenmesi gerektiğinin eğitimi veriyoruz. Az porsiyonlarla günlük besin ihtiyaçlarını nasıl karşılayabileceklerini anlatıyoruz. Böylelikle belirli bir süre sonra hastanın kendi yeme alışkanlığını oluşuyor ve hayat kalitesi artmış oluyor.

Kahvaltı Önerileri

Haşlanmış yumurta beyazına başlanır. Kaliteli besin değeri bulunduğu için yumurta çok tercih edilir. Haşlanmış yumurta beyazını yedikten sonra bireyler ımız aç olma hissi devam eder ise, bir miktar süzme beyaz peynir ya da light krem peynir ile kahvaltılarını tamamlayabilirler. Kahvaltıda kesinlikle domates, salatalık gibi mevsim sebzelerinden tüketmemeleri gerekmektedir. Çünkü bu dönemde mideler henüz çiğ besinleri hazmetmek için hazır değil.

Ara Öğün Önerileri

Sulu diyeti döneminden sonra Yeme sürecinde artan vitamin mineral ihtiyacını karşılaması amacı ile meyve tüketilmesini önerilmektedir. Bu meyvelerde portakal mandalina, greyfurt gibi asitli gıdalardan olmamalıdır. Elma, armut gibi mevsim meyveleri kabuğu soyularak tercih edilebilir. Bu diyeti döneminde yediğiniz tüm gıdaları blenderize edilebilir. Ama bireyler ın büyük çoğunluğu blenderizenin görünümünden hoşnut olmadığı için yiyecekleri gıdaları çatalla iyice ezip ağızlarında iyice çiğneyip tüketebilirler. Böylelikle bireyler ımıza kazandırmak istediğimiz iyice çiğneme alışkanlığı içinde bir başlangıç yapmış olurlar. Ara Öğünlerde bu meyveyi ayrı da tüketebilirler veya meyveli yoğurt şeklinde tüketebilirler. Meyveli yoğurtu kendileri yapmaları daha çok tercih edilir. Hazır meyveli yoğurtların şeker oranı çok yüksektir. Birde ara öğünlerde süt veya ayran gibi besin içeriği yüksek sıvılarda tercih edilebilir.

İyice Çiğnemek Neden Önemlidir?

Küçülen organ hacminden dolayı, ağrı, kramp, bulantı ve kusma ve hazımsızlık gibi problemleri yaşamaması adına iyice çiğnemek çok önemlidir. Çoğu şişmanlık grubunda yer alan kişi hızlı yemek yediği için ve böylelikle doygunluk hissine geç ulaştıkları için zaten çoğu insan kilo alıyor. Önemli olan olarak sağlığı yeme alışkanlığı kazandırmak için operasyondan hemen sonra bu alışkanlıkları günlük yaşantılarının içerisine monte edebilmektir.

Öğle ve Akşam Yemekleri

Et ve tavuk suyu dışında tanesiz çorba içimine müsaade edilir. Ancak bu tanesiz çorbalar pirinçli, kremalı, unlu tanesiz çorbalar olmamalıdır. Bu dönemde günlük alınan besin değeri önemli olduğu için bu çorbalara ekstra olarak et ve tavuk suyu ilave etmeli ve yumurta akı eklenmelidir. Günlük alınması gereken gıda ihtiyacı çok fazla proteinle karşılanmadığı için bireyler ımızın tavuk, balık, sebze, et ve köfte tüketmelerini öneriyoruz. Etin sindirimi zor olduğu için tavuğu, balığı ve sebzeyi sindirimini iyice tolere ettiğinden emin olduktan sonra kırmızı et tercihi denenmelidir.

NOT: İkinci 15 günlük diyeti dönemi sulu besin ile katı diyeti dönemi arasında bir ara dönem olduğu için tercih edilenler yiyeceklerin kulak memesi kıvamında yani yumuşak olmasına özen gösterilmelidir. Sebze yemeklerinin proteinini artırmak için; içerisine kıyma veya tavuk ilave edilebilir veya üzerine yumurta kırabilirsiniz. Tavuğunda göğüs gibi sert kısımları yerine but gibi daha yumuşak kısımları tercih edilmelidir. Yapılan yemeklere salça baharat, yağ ve limon konulmamalıdır.

İlk etapta bir parça avuç içi büyüklüğünde tavuk tercih edildiğinde tavuk eti en az 10-15 parçaya bölünmeli ve bir parçası alınıp iyice çiğnendikten sonra sindiriminin tolere edildiğinden emin olunduktan sonra ikinci parça alınmalıdır. Öğle ve akşam yemekleri için en az yarım saat ile 45 dk. arasında zaman ayrılmalıdır. Nişasta içeriğinden dolayı patates püresi zayıflamayı yavaşlattığı için çok önerilmemektedir. Canı çeken bireyler ımız nadiren de olsa içerisine lor ve çökelek peyniri ekleyerek besin değerini artırarak tüketimini gerçekleştirebilirler. Günde en az 1,5 - 2 litre sulu gıda tüketimi gerçekleştirilmektedir. İlk etapta bir parça avuç içi büyüklüğünde tavuk tercih edildiğinde tavuk eti en az 10-15 parçaya bölünmeli ve bir parçası alınıp iyice çiğnendikten sonra sindiriminin tolere edildiğinden emin olunduktan sonra ikinci parça alınmalıdır. Öğle ve akşam yemekleri için en az yarım saat ile 45 dk. arasında zaman ayrılmalıdır. Nişasta içeriğinden dolayı patates püresi zayıflamayı yavaşlattığı için çok önerilmemektedir. Canı çeken bireyler ımız nadiren de olsa içerisine lor ve çökelek peyniri ekleyerek besin değerini artırarak tüketimini gerçekleştirebilirler.

Çorba

Et ve Tavuk Suyunu Rahat Tüketmek İçin Ne Yapmalı

İçerisine mevsim sebzelerinden ilave edilebilir. Bir miktar erişte de kullanılabilir. Üzerinden yağını alınız, mutlaka yağsız olmasına dikkat ediniz. Et ve tavuk suyunu süzüp, pür ve berrak bir şekilde tüketiniz. Bunun amacı et ve tavuk suyunu tatlandırmak ve yiyeceğinizi daha keyifli bir hale dönüştürmek. Bu dönem sağlığı yaşam anahtarını sizlere verecektir. İlk 15 günlük dönemde porsiyonlar küçüleceği için sıkı bir alışma dönemi olarak görülebilir.

Püre Tarifleri

Et ve tavuk suyu dışında çorba içimine müsade edilir. Ancak bu çorbalar pirinçli, kremalı, unlu çorbalar olmamalı mıdır? Evet. Bu dönemde günlük alınan besin değeri önemli olduğu için bu çorbalara ekstra olarak et ve tavuk suyu ilave etmeli ve yumurta akı eklenmelidir. Günlük alınması gereken gıda ihtiyacı çok fazla proteinle karşılanmadığı için bireyler ımızın tavuk, balık, sebze, et ve köfte tüketmelerini öneriyoruz. Etin sindirimi zor olduğu için tavuğu, balığı ve sebzeyi sindirimini iyice tolere ettiğinden emin olduktan sonra kırmızı et tercihi denenmelidir. Bu gıdalar ya blenderize dilmeli ya da iyice pişirildikten sonra çatalla iyice ezilip ağızda iyice çiğnendikten sonra yutulmalıdır.

İkinci 15 günlük diyeti dönemi sulu besin ile katı diyeti dönemi arasında bir ara dönem olduğu için tercih edilenler yiyeceklerin kulak memesi kıvamında yani yumuşak olmasına özen gösterilmelidir. Sebze yemeklerinin proteinini artırmak için; içerisine kıyma veya tavuk ilave edilebilir veya üzerine yumurta kırabilirsiniz. Tavuğunda göğüs gibi sert kısımları yerine but gibi daha yumuşak kısımları tercih edilmelidir. Yapılan yemeklere salça baharat, yağ ve limon konulmamalıdır.

İlk Ay - 30 Gün Sonrası (Katı Dönemi)

1. ay itibari ile bireyler katı diyeti dönemine başlarlar. Bu dönemde blenderize edip tükettikleri gıdaları direkt olarak tüketebilirler. Bu dönemde bireyler masaya oturduklarında ilk lokmalarının ve son lokmalarının protein olmasını önerilir. Unutulmamalı mıdır ki protein vücutta yağ yakıyor, karbonhidrat ise vücutta depolanıyor. Yani zayıflamayı yavaşlatıyor. 1. ayda diyeti programları tamamen değişmemekle beraber alternatif gıdalara yönlenilerek programlar hazırlanır. 2017 yılına girildiğinde görüyoruz ki küçültme ameliyatı gerçekleştiren ekipler ve hastaneler artık ameliyattan sonraki dönemde beslenme ve psikolojik destek süreçlerine önem vermektedir. Ameliyat ne kadar önemli ise ameliyattan sonraki dönemde diyetisyen (dyt.) ve doktorun (dr.) vereceği öneriler bir o kadar önemlidir.

Beslenme ile İlgili Sık Sorulan Sorular

Taburcu Olana Kadar Bir Şey Yemeyecek Miyim?

Hastanede kalınan süre boyunca damar yolu ile hasta beslenir. Bu dönemde sulu kaybının oluşmaması amacıyla izotonik serum desteği verilir. Bariatrik operasyonları sonrası yeme programı 3.gün itibari ile kaçak testi (mavi su) yapıldıktan sonra doktor ve diyetisyen kontrolünde sulu gıda alımıyla gerçekleştirilir. Doktor kontrolünde bireyin yavaş yavaş ve küçük yudumlarla gıdaların tüketilmesi önerilebilir.

Katı - Sıvı Ayrımı Nasıl Yapılmalı?

Yemeklerden yarım saat önce sıvı alımı bırakılmalı ve yemek yedikten yarım saat sonra alımına başlanmalı mıdır? Evet. Çünkü organ hacmi küçüldüğü için midemizi doldurur isek, yeterli protein alımına yer kalmayacak ve günlük alınması gereken değeri alamayacağız. Bu da kas kayıplarına neden olacak. Aynı zamanda katı ile sulu gıdalar alımını aynı anda almak mide hacmini büyütecek bir etmen olduğu için kesinlikle aynı anda tüketimi önerilmemektedir.

Vitamin Mineral Kalsiyum Takviyesi Almalı Mıyım?

Operasyon sonrası ilk 15 gün boyunca sadece sulu gıda alımına bağlı vitamin yetersizlikleri oluşmaması adına kişiler vitamin takviyesi kullanmalıdırlar. Bu sayede kişinin hem beden ağrısı direnci artacak hem de halsizlik, yorgunluk gibi belirtilerin oluşması engellenmiş olacak mıdır. Küçültme ameliyatlarından sonra kişiler yeni bir başlangıç yaptıkları için bu sürece alışma evresi olarak gördüğümüz ilk 1 ay içersinde günlük ihtiyaçları olan besin öğelerini alana kadar vitamin takviyesi kullanmaya devam edilmelidir.

Tüp Mide Ameliyatı Sonrası Oruç Tutulabilir mi?

Şişmanlık tedavileri operasyonları sonrasında 1. Senenin sonunda oruç tutulabilir. Bu ameliyatların ardından organ hacmi küçüldüğü için kişilerin az az sık sık öğünler yemesi gerekmektedir. Ramazan ayında iki öğün yapıldığı için uzun süre kişiler aç kaldıklarından aşırı yeme isteği oluşabilir. Buna bağlı olarak büyük lokmalarla hızlı bir şekilde yemek yiyen kişilerde hazımsızlık, bulantı, kusma şikayetleri oluşabilmektedir. Ancak 1. Senenin sonunda kişinin gıdaları tolere etme durumu arttığı için doktor kontrolü altında diyetisyenin (dyt.) beslenme önerileri doğrultusunda oruç tutabilir.

Kaçak Olursa Sonrasında Nasıl Beslenmeli?

Eğer kaçak ameliyattan sonra ilk kaçak testinde ortaya çıkarsa kaçağa yapılan müdehele sonrasında hastanede damaryolu ile beslenilmeli taburcu olurken sıvı diyet dönemine başlanılmalı, 15 gün sonra püre dönemine, 15 gün sonrada katı diyet dönemine geçilmedir. Eğer doktorunuz stand takma yöntemiyle tedavi uyguladıysa, stand takılı olduğu sürece sıvı-püre kıvamında beslenilmelidir. kaçak tedavisi sonlandıktan sonraaşamalı olarak katı diyet dömemine geçilir.

Tüp Mide Ameliyatı Sonrası Sakız Çiğnemek

Mide ameliyatlarından sonra sakız çiğnemek hastanın çabuk acıkmasına sebep olacağından dolayı kalori kontrolünü yapmakta problem yaşayabilir. Aynı zamanda hastanın hava yutmasına sebep olabileceğinden dolayı gaz problemlerine bağlı sorunlar yaşanabilir. Bu problemlerin önüne geçmek adına operasyondan sonra sakız çiğnenmemelidir. Mide küçültme ameliyatında bireyler için yapılması ve yapılmaması gereken şeylerle ilgili bilgi verilmelidir.

Açlık Hissi

Şişmanlık operasyonundan sonra özellikle bireyler sulu diyeti döneminde sadece sulu gıdalar ile beslenilebileceğine inanamazlar. Eski yeme alışkanlıklarından sonra bu yeme programı döneminde hastalara imkansız gelir. Ancak laparoskopi olarak gerçekleştirilen bu ameliyatlarda organın büyük bir bölümü alınır iken – aç hissetme hormonunun salgılandığı alanda alındığı için erken doyma gerçekleşir ve mide hacminin küçüklüğü de buna ek olarak doyma hissini hızlandırır.

İştah Durumum Nasıl Olacak?

İştah hormonunun alınması ile aç hissetme kaybı da yaşanır. Bu yüzden doğru yeme programı çok önemlidir. Yemek yemeyi artık doğru yeme programı olarak görmeli ve vücudun ihtiyacı olan protein, vitamin ve minerallerin alınması olarak değerlendirmelidir.

Sigara ve Alkol Kullanımı

Tüp mide operasyonu geçirecek olan kişilerin operasyondan 15 gün önce sigara kullanımı bırakması önerilirken nikotine bağlı mide rahatsızlıkları yaşamamak adına operasyondan sonra 1. ay itibariyle kullanmak isteyen bireylerımız tekrardan başlayabilirler. Ameliyat öncesi alkol kullanımı operasyondan 15 gün önce bırakılmalıdır ve operasyondan sonra 3. ay itibariyle tercih edilebilmektedir. Yüksek kalori içeriği ve göbek bölgesindeki yağlanmaya bağlı oluşturduğu problemlerden dolayı mide operasyonu sonrası alkol nadiren tercih edilmelidir.

Ameliyat sonrası Gazlı İçecek Tüketimi

Ameliyat sonrasında gazlı içecek tüketimi önerilmez. Gazlı içecekler sizi dolgun hissettirir ve midenize rahatsızlık verir. Düzenli gazlı içecek tüketimi boş kalorileri alımınızı arttırır ve kilo vermeyi daha zor hale getirir. Ayrıca midenizi hızla şişirip ihtiyacınız olan sağlıklı besinleri tüketmenizi önleyecektir. Ek olarak, yapay tatlandırıcılar şekere olan özleminizi tetikleyebilir, böylece tatlılara karşı koymanızı zorlaştırır.

Sürekli Diyet Yapmak Gerekiyor Mu?

Tüp mide ameliyatından sonra beslenme programlarına diyet gözüyle bakmayıp, ameliyat sonrası bir prosedür gözüyle bakmak gerekiyor. Bu dönemde belirli kısıtlamalar var ama bu kısıtlamalar tamamen komplikasyon risklerini azaltmak için olduğunu kavramak çok önemli. Daha önce edinemediğiniz sağlıklı beslenme alışkalıklarını bu dönemde kazanmak çok daha kolay olucaktır. Çünkü artık eski iştahınız kalmayacak. Yeterli ve dengeli beslenmeyi yaşam tarzınız haline getirdiğiniz zaman ömür boyu kilolarla tekrar mücadele etmek zorunda kalmayacaksınız.

Tüp Mide Ameliyatı Sık Sorulan Sorular

Cerrahi Yönteme Gerçekten Gerek Var Mıdır?

Vücut kitle indeksi 40’ın üzerinde ise buna "hastalık derecesinde şişmanlık" (morbid obezite) denir. Bu noktada diyet ve egzersiz tedavileri ile kalıcı zayıflama sağlama şansı çok düşüktür, çünkü obeziteye eşlik eden hastalıklarla beraber bozulmuş bir metabolizmayla kilo vermek çok güçtür. Bu nedenle hastalık derecesinde obezite olan kişilerde geçerli ve etkin tedavi seçeneği ameliyattır. Vki 35’ in üzerinde kişi daha önce çok fazla diyet yapmış ve bu durumdan kilo alıp vermekten psikolojik olarak çok yorulduysa ve diyabet, hipertansiyon, uyku apnesi gibi hastalıklar varsa ameliyat düşünülebilir.

Ameliyat Kaç Saat Sürer?

Tüp mide yani küçültme ameliyatı yaklaşık 1 saat süren operasyonlardır. Bypass, duodenal switch, transit bipartisyon ameliyatları ise 1,5 -2 saat arasında süren operasyonlardır. Operasyonun süresi anesteziye bağlı olarak önemli bir nokta cilt kazanmakta ve şişmanlık operasyonu sonrasında uyanmanız iyileşme sürecinizin hızlanmasında etki göstermektedir. Şu anda pek uygulanma alanı olmasa da katlama operasyonu da yaklaşık 1 saat süren bir işlemdir. Obez operasyonlarında bilinenin aksine belirli bir kilonun üzerine operasyon gerçekleştirilir gibi bir konudan bahsetmek yanlış olacaktır. Küçültme ameliyatları için önemli olan cilt (beden kitle /bmı/bki) değeridir. Operasyon için önemli olan beden kitlenizin (bki) 40 kg/m2 yani (aşırı kilolu) şişmanlık değerine gelmesi gerekmektedir ya da 35 kg/m2 yani 3. derece cilt şişman statüsünde olup, yandaş hastalığın zarar verdiği veya vermeye başladığı bireyler için uygulanmaktadır. Bu yüzden halk arasında bilinenin aksine, cerrahiye aday kişilerin hekimlerden ve diyetisyenlerden bilgi almasını ve bütün bilgilerden haberleri olmasını öneririz. Astım gibi solunum rahatsızlıkları olan bireyler operasyon sonrasında daha hızlı normal hayata dönmesi ve narkoz cilt etkisi daha hızlı atması için yoğun bakım görebilirler.

Ameliyatla Kaç Kilo Verilir?

Mide küçültme ameliyatıyla mide küçüldüğü ve iştah merkezi alındığı için kişiler operasyon sonrasında özellikle ilk 1 ay çok hızlı zayıflamaktadırlar. Cerrahi işlemden sonraki ilk 15 gün uygulanan sıvı yeme programı 16. gün itibariyle uygulamaya başlanılan yeme programıyla birlikte ilk aylarını tamamlayan hastalarımız fazla olan kilolarının %10-15 kadarını vermektedirler. Diyetisyenler tarafından verilen diyetler ile beraber daha sağlığı yeme ve zayıflama süreci sağlığı ve hızlı bir şekilde devam edecektir. Operasyondan sonra hastalarımız 1. senenin sonunda fazla olan kilolarının %80'ini vermekte ve 1. senenin sonunda ideal cilt kilolarına gelmektedirler. Şişmanlık operasyonunun sonrasındaki 1. ay itibariyle fazla olan kiloların %10'u bu süreçte gitmeye devam edecektir. Bu süreçte kişiler ara ara duraksamalar yaşayabilir ancak unutulmamalıdır ki ameliyatsız kişiler ideal kilolarına 1. senenin sonunda geleceklerdir. Operasyon sonrasında yeme döneminde kişiler protein ağırlık yeme programlarına verilen dikkat edip, gerekir ise protein takviyesi alımını artırmalı, öğünlerin atlanılmaması ile, düzenli spor yaparak ve günlük aldığı sulu içecekler çorbası gıda miktarına dikkat ederek fazla şişman halinden hayat boyu kurtulabilirler. Bu uygulamanın avantajları bireylerde saymakla bitmeyecek düzeydedir. Zayıflama dışında yandaş hastalıkları engelliyor olmak ve bunu yaşamı boyunca birçok girişimler deneyip sağlayamayan kişiler için oldukça uygundur.

Ameliyat Yaş Sınırı Nedir?

Mide küçültme ameliyatları 18 yaş ile 65 yaş arasındaki kişilere uygulanmakta olup, bu kişilerinde bütün kontrolleri ve tetkik sonuçlarına göre operasyon kararı alınmaktadır. Ergenlik döneminde, hormon değerlerindeki uç hareketler, aşırı kilo alımına sebep olabiliyor. Bu bakımdan 18 yaşını geçmiş olan bireylerde, kaynaklı kilo alımı durduğu için ilgili tetkikler ile daha net sonuçlar çıkarılmaktadır. Ergenlik öncesinde ve sonrasında alınan aşırı kiloların, farklı türlerde olduğunu bu bağlamda söylemek gerekir. Özellikle de öncesinde alınan aşırı kiloların, sonrasında dönem için uygulanan tedavilerden farklı olarak özel bir uygulama gerektirebildiği de biliniyor. Ergenlik sonrasında alınan kilolar ise ergenlik öncesine göre kişinin sağlık durumuna bağlı olmadan gelişen durumları içeriyor. Yine bu ergenlik sonrasında alınan kilolar için de ilgili tetkikler sonrasında, ergenlik vermede faktörü göz önüne alınarak farklı uygulama yöntemleri uygulanabildiği kanıtlanmıştır.

Zor Bir Ameliyat Mıdır?

Tüp mide ameliyatı yaklaşık 1 saat süren ameliyatlardır. Söz konusu operasyon laparoskopik kliniği uygulaması olarak gerçekleştiği için açık ameliyatlardaki gibi büyük bir kesi oluşmaz. Bu yüzden operasyonsuz sonrasında ağrılar daha az gerçekleşir. Aynı zamanda laparoskopi tedavileri cihazlarının çok ince olması ve batın bölgesinde bu yüzden hiçbir yere zarar vermeden kolay hareket edebilmesi, operasyonu kolaylaştırmaktadır. Ancak sleeve gastrektomi tedavileri güven ve tecrübe gerektirmektedir. Hekimin bu konuda çok fazla başarılı operasyon gerçekleştirmesi ve kapalı operasyonlar konusundaki tecrübesi ameliyatları kolaylaştırmaktadır. Tecrübeli bir ekip ile beraber uzmanlaşan ellerde bilinenin aksine şişmanlık tedavileri çok daha kolay bir hal alabilir. Safra kesesi uygulaması günümüzde çok gerçekleşen ve aynı yöntemle yapılan ameliyattır. Ayrıca pankreas kanseri veya diğer böbrek yetmezliği, kanseri gibi hastalıkların tedavilerinde uygulanan müdahalelerde de benzer yöntemlerin kullanıldığı durumlar mevcuttur.

Tüp Mide Ameliyatının Avantajları Nelerdir?

Tüp mide ameliyatının en önemli avantajı operasyonun laparoskopik olarak yapılmasıdır , böylece yara iyleşmesi daha hızlıdır ,ağrı daha azdır, akciğer sorunları ile daha az karşılaşılır ve hastanede kalış süresi kısalmaktadır.

Midenin kapasitesi küçültülür, hastalar daha çabuk doyarken aldıkları besinlerin kalorilerinide %30 oranında eksik alarak daha hızlı zayıflarlar. Ayrıca ghrelin (açlık hormonu) üretilen midenin fundus bölgesi bloke edildiğinden iştah da azalmış olur.

Ameliyat Sonrası Kişiden Kişiye Neden Farklılık Gösterir?

Öncelikle herkes farklı bir metabolizmaya, farklı bir beden yapısına, ağrı eşiğine, sağlık durumuna, vki (beden kittle indeksi) değerine sahip olduğunu görürsünüz. Hastanın bu değerleri göz önüne alınarak, farklı şişmanlık tedavileri veya metabolik operasyonları ve farklı teknikler uygulanır. Kimi bireyin midesine balon takılır. Balonun etkileri çok daha farklıdır. Kimi kişilere metabolik (by-pass, transit bipartisyon, duodenal switch) uygulanır, kimi bireyeda şişmanlık cerrahisi yani daraltma operasyonu önerilir. İyileşme süreci olarak birbirinden çok farkı olan operasyonlar olması daha operasyondan sonraki süreç bireyin bahsettiğimiz gibi bir çok etmeni göz önüne alınarak net olarak öncesinden tahmin edilemez. O yüzden kendinizi bu konuda tecrübeli uzman ellere emanet etmenizi öneririz. Araştırmanız gereken bilgilerin başında doktorun operasyonlarında bir kaçak problemi ile karşılaşıp karşılaşmadığı, hastayı böyle bir yudum durumda çaresiz bırakıp bırakmadığı önemlidir. tedavilerinin çok iyi olduğundan emin olunmalıdır. Ameliyatlarında en kaliteli cihazları kullanmalıdır.

2017 yılına gelindiğinde görüyoruz ki şişmanlık cerrahisi için artık hastaneler ve doktorlar ekipler kurmakta operasyondan sonraki dönemde de hastayı psikolojik ve yeme anlamında da yalnız bırakmamaktadır. Doktorun laparoskopi yöntemle operasyonun sayısı, fazlalığı önemlidir. Şişmanlığın sonucunda oluşabilecek komplikasyonları operasyondan önce ve operasyon sonrasında kontrol altına alabilir mi, emin olmak gerekir. Açıkcası doktorunuza güven çok önemli bir unsurdur. Metabolik ameliyatlarından sonra insülin tedavisi gerçekleşiyor mu? kişiler insülin kullanmaya devam ediyor mu? Yoksa tedavi ürünü kullanımını da bırakıp diyabeti bertaraf mı ediyor? Ameliyat öncesi bireylerin yaşam tarzı da birbirinden farklı olmakta alkol bağımlığı, sigara bağımlığı olan, kalp rahatsızlığı olan damar problemi olan, karaciğer enzimleri anormal seviyelerde olan, akciğer problemi olan bir çok hasta bulunmaktadır. Birçoğu obeziteden kaynaklı yudum olmakla beraber şişmanlık ameliyatlarından önce her hastayı detaylı incelemek gerekir. Detaylı kan tetkikleri, endoskopik yöntem ile midenin durumu, kalp, karaciğer testleri yapılmalıdır. Bireyin problemi, yağ fazlalığı mı? Kilolarıyla mı başı dertte, şişmanlığı yanı sıra rahatsızlıkları mı var? Daha önce kolon kanseri, böbrek yetmezliği, kanseri veya pankreas kanseri gibi hastalıklara yakalanmış mı? Hepsi detaylı inceleme gerekmektedir.

Kilo Verememe, Yeniden Kilo Almak Mümkün Müdür?

Mide operasyonu sonrasında yeme sürecine dikkat edildiği sürece kilo alımı gerçekleşmeyecektir. Ancak kalori oranı yüksek besinler ile beslenildiğinde kilo alımı gerçekleşebilir. Midenin büyük oranının alınması ve aç hissetme hormonunun azalması ile hastanın yaşam tarzı ve tekrar büyüme oranı düşer. 2016 obezite oranlarını incelediğimizde çok düşük oranda revizyon daraltma uygulaması olan bireyler görmekteyiz.

Ağrı Olur Mu? Hastalar Kaç Günde İyileşir?

Tüp mide ameliyatı laparoskopik yöntemle yapıldığı için çok şiddetli ağrı olmaz ama ağrı eşiğine bağlı olarak ameliyattan çıktıktan ilk birkaç saat hissedilebilir. Ayrıca hastanedeyken ağrı kesici iğneler yapıldığı için ağrı çekme minimuma inecektir. Taburcu olduktan sonra sadece dren yerinde çok hafif ağrı hissedilebilir.

Ameliyat Sonrası İz Kalır mı?

Şişmanlık tedavileri sonrasında herhangi bir iz kalmaması için laparoskopi cihazlarının girdiği 4 adet 8mm genişliğinde yer alan deliklere estetik dikiş gerçekleştirilir. Uzun dönemde incelendiğinde 3 ay ile 6 ay arasında hastalarda iz kalmadığı görülmektedir.

İstirahat Raporu Alabilir Miyim?

Obezite cerrahi ameliyatlarından sonra istirahat raporu verilebilir.

Ameliyattan Sonra Ne Zaman İşe Dönülebilir?

Şişmanlık ameliyatlarından sonra ayağa kalma süreci çok hızlıdır. Operasyonun laparoskopik olarak gerçekleştirilerek doku hasarını minimum düzeyde tutuyor olması iyi olmadönemini çok hızlı sağlamaktadır. Masa başı çalışan kişiler taburculuktan sonra 2 gün, aktif olarak çalışanlar ise taburculuktan sonra 5 gün içerisinde işinize dönebilirsiniz.

Doktor Kontrolleri Ne Zaman Yapılır?

Obezite operasyonlarından sonra doktor ve diyetisyen kontrolleri; 1. hafta, 1. ay, 3. ay, 6. ay ve 12. ayda gerçekleşmektedir. Yurt dışı mağdurları ve şehir dışı hastalarımızda ise farklı formüller izleyerek doktorlar kontrolleri gerçekleştirmekteler

Kocaman Mide, Ufak Delikten Nasıl Çıkarılıyor?

Mide balon gibi bir organdır. İçindeki hava boşaldıktan sonra sönmüş bir balon gibi deliklerden kolayca çıkartılmaktadır.

Kilo Verme Ne Zaman Durur?

Operasyon sonrasında ideal kiloya ulaşma süreci 12-18 arasında sürmektedir. Bu kişiden kişiye değişiklik gösteririr. Kilo verme sürecinde kişinin yaptığı egzersiz programı, cinsiyeti, yaşı, yandaş hastalıkların varlığı, metabolizma hızı etkilidir. İdeal kiloya yaklaştıkça kilo verme yavaşlar ve ideal kiloya gelince durur.

Mide Tekrar Büyür mü?

Laparoskopi Sleeve gastrektomi operasyonu ile %80-85 lik bölüm çıkarılır. Zaman içerisinde organın tekrar büyüdüğü görülebilmektedir. Bu yüzden bireylerin yeme programı süreçlerinde katı gıda ve sulu gıda ayrımını doğru yapması gerekmektedir. Ameliyat sonrasında yemeklerde sulu tüketimi yapılmamasına dikkat etmelidir.

İdeal Kiloya Ulaştıktan Sonra Estetik Gerekir Mi?

Şişmanlık tedavileri ve metabolik uygulama sonrasında bireylerin kendilerine dönmesi rahatça sağlanır. Kilolar vücuttan gitmeye başladıkça şişmanlık kavramı ve hastalıklar ortadan kalkar ve bireyler güzellik kavramına önem vermeye başlamaktadır. Uygulamadan sonra zayıflama süreci en başta hızlı iken ara ara dönemlerde durma ve azalma görülür. Şişman ve aşırı kilosu olan kişiler bir an önce zayıflamak ister ve böylelikle kendi üzerlerinde ciddi baskı oluşturabilirler. Şişman (aşırı kilolu) statüsünden ayrılmaya başladıkça artık estetik kavramına önem verilir. Kişiler vücudunda oluşabilecek deformasyonları (sarkmalar); abdominoplasti, meme estetiği, yüz germe, jinekomasti operasyonları gibi operasyon süreçlerine girmek isterler. İlk etapta şişmanlığın vermiş olduğu sağlık problemleri ortadan kalkar. Tansiyonum düştü, şekeri sabitledik gibi konular konuşulur iken sonraki etapta egzersiz konusu gündeme gelir. Egzersiz hareketleri kesinlikle 1.ay itibari ile başlanmalıdır. Bu konuda başarısız olan bireyler cerrahisiz estetike önem verir. Eğer deformasyonlar(sarkmalar) artıyor ise cerrahi yönteme yönelirler. Bu operasyonlar içinde doktorunuz ile irtibat halinde olmalı ve kendisini sürekli olarak bilgilendirmelisiniz.

En İyi Doktor Diye Bir Şey Var Mıdır?

Son yıllarda sleeve gastrektomi çok büyük oranlarda laparoskopik operasyonlar (kapalı) olarak, çok az bir oranda ise robotik cerrahi kliniği uygulamaları ile gerçekleşmektedir. Açık operasyon olarak artık neredeyse gerçekleşmemektedir denecek kadar azdır. Sağlık sektörünün geliştiği bu noktada doktorlarımız da kendilerini geliştirmektedir. Söz konusu operasyon için yeni teknikler geliştirmekte olup operasyonun daha güvenilir yapılabilmesi için yöntemler geliştirmektedirler. Bu operasyon için güven ve tecrübe önemlidir. Öncelikle çok güvendiğiniz ve operasyon sonrasında sürekli yanınızda olabileceğinizi düşündüğünüz cevapla bir doktora ihtiyacınız bulunmaktadır. Aynı zamanda doktorun tecrübesi ve ekibi operasyon kararını almakta ve doktorunuzu seçiminizde en üstün rolleri oynayacaktır. Şişmanlık tedavilerinde amaç bireyin özel hayatında kısıtlayıcı unsur bırakmamaktır. Bu yüzden bireylerin, gastroenteroloji ameliyatlarına özveri ile giren, ekip olarak obeziteyi ana unsurları haline getirmiş, alanında uzman ekipler ile bu yola başlanması gerekmektedir. Ekipler şişmanlık hastalarına nelere dikkat etmesi gerektiği ile ilgili sürekli destek verebilmelidir. Türkiye, şişmanlık tedavileri ve sonrasındaki komplikasyonlar ile ilgili olarak en gelişmiş ülkeler arasında yer almaktadır. Şişmanlık operasyonları sonrasında hangi besinler tüketilmelidir, bilinen yanlışlar ve önlenebilir komplikasyonlar ile Avrupa ve dünya ülkeleri arasında Hollanda, Almanya, Avusturya, Fransa, Dubai, Katar ülkelerinde yer alan Şişmanlık mağdurları tarafından tercih sebebi olmuştur. Türkiye'de ise İstanbul, İzmir ve Adana başta olmak üzere bir çok ilde operasyonlar gerçekleştirilmektedir. Özellikle kadınlarda doğum sonrasında kiloları ve genel olarak yanlış yeme ve yaşam tarzı dolayısı ile oluşan kiloları vücuttan atmak mümkün. Çocuklarda Şişmanlık tedavileri için çocuk cerrahları ile beraber genel cerrahlar çalışma yapmakta ama öncelikle 18 yaşına kadar cerrahisiz tedavi uygulamaya ve önlenebilir bir hale getirilmeye çalışılmaktadır. İştah (acıkma) hormonunun ve mide yapısının küçültülebilir olması için bir tedavi ürünü bulunmadığı için, günümüzde Şişmanlık tedavileri gastroenteroloji ile önlenmeye çalışılmaktadır.

Başarılı ve Başarısız Vaka Sayısı Neden Önemlidir?

Şişmanlık operasyonlarında doktorun uzmanlığı ne kadar vaka sayısı olduğu ve bu vakaların ne kadarı başarılı ne kadarının başarız olduğudur. Bu yüzden doktor ne kadar başarılı operasyon gerçekleştirir ise operasyon olan bireyler tarafından o kadar referans verilir. Başarılı ve başarısız vaka sayısı operasyon ücretini etkileyen faktörlerden biridir.

Tüp Mide ve By-pass Operasyonları Arasındaki Fark

By-pass operasyonu şeker (diyabette) hastalığının diyabetliğin de büyük oranda çözümü olarak gerçekleştirilen metabolizma tedavileri denilen bir ameliyattır. Bypass cerrahisinde midenin büyük bir kısmı bypass edilir. Aynı zamanda bağırsakları da 150 cm’lik bir kısım uzunlamasına bypass edilmektedir. Hem yenilen besilenlerin azalması hemde bu besinlerin emilimini azaltıcı etki sağlar. Küçültme operasyonları ise sadece küçültüldüğü bağırsak la ilgili olarak herhangi bir müdahalenin gerçekleşmediği bir ameliyattır. Mide ameliyatının da şeker hastalığı, yani diyabette üzerinde etkisi olmasına rağmen etkinliği by-pass operasyonları kadar değildir. İki operasyon da şişmanlık uygulaması tedavisi için gerçekleştirilebilir. Şeker hastalığının, diyabette tedavilerinde bağırsak tan da gerçekleşen besin emilimini azaltıcı etki yaratması hedeftir. Diyabette olan bireylerin yaşam kaliteleri düşüktür. Diyabette, şekeri dengelemek için diyabetin uzunlamasına sürekli olarak yeme şekillerine dikkat etmek durumundadırlar. Ancak operasyon sonrasında bu problemleri çok büyük oranda cevapla düzelecektir.

Ne Zaman Hamile Kalınabilir?

Fazla kiloların sebep olduğu kadın hastalıkları arasında en önemlilerinden biri polikistik over yani yumurtalıkların yağ kütlesi ile kaplanmasıdır. Bu rahatsızlığı olan kadınların hamilelik için ve fazla kilolardan kurtulmak için zayıflaması gerekmektedir. Zayıflamak için bu uygulamayı düşünen çok fazla anne adayı bulunmaktadır. Şişmanlık cerrahisinin sonrası hamilelik 1. Yıl itibari ile düşünülmelidir. Bu dönem hem zayıflama sürecinin neredeyse tamamlanması hem de bebek beslenmesi için gereken sürenin tamamlanması olarak nitelendirilir. Bebek sağlığı konusunda da herhangi bir şüphe kalmaması gerekir.

Emziren Kadınlar Ameliyat Olabilir Mi?

Doğumdan sonra ilk 6 ay bebek anne sütü ile beslendiği için, annenin yeterli ve dengeli beslenmesi gerekli kaloriyi alması anne sütünün kalitesini etkileğinden çok önemlidir. Bunun için ilk 6 ay önerilmez. 6 . aydan sonra ek gıdalara geçildiğinde tüp mide ameliyatı yapılabilir. Burada önemli olan bebeğin anne sütünü ne kadar aldığıdır. Örneğin bebek 8. Ayında ek gıdayı daha az anne sütünü daha fazla alıyorsa ozaman anne sütüne olan bağ azalana kadar uygulanmamalıdır. Ama diyelim ki 7. Ayda annenin sütü kesildi ek gıda ve mama takviyesi yapılıyorsa o zaman ameliyat olabilir.

Ameliyat Fiyatları Neye Göre Belirleniyor?

Uygulama fiyatını etkileyen birçok faktör bulunmaktadır. Bu faktörleri başlıklar altında aşağıda belirtmekteyiz:

Bireylerin en çok sorduğu soruların arasında fiyat faktörü yer almaktadır. Operasyon kararını alan bireyler hastane hastane, doktor doktor araştırarak fiyatları öğrenme çabası içerisine girmektedirler. Bütün doktor ve hastanelerden farklı fiyatlar duyarak operasyon fiyatının neye göre belirlendiğini ve bu operasyonun fiyatlarının neye göre belirlendiğini öğrenmek isterler.

Kimi hastane veya doktor fiyatları yüksek tutarak, markası veya otelcilik hizmeti için hastadan daha fazla ücret alır, kimi hastane veya doktor ise vakıf kurumlarında ameliyatlarını gerçekleştirerek ücretlerini daha uygun çizgide tutarlar. Bu yüzden ameliyatlardaki yüksek ücret, yüksek hizmet standartı ve cihazlar anlamına gelmemektedir.

Ameliyat Olanların Yorumları Neden Önemlidir?

Tüp Mide Operasyonu Karar Aşamasının En Önemli Kısmı: Yorumlar

İnternet üzerinden yapılan araştırmalar, incelenen haberleri, doktor videoları, doktor asistanları görüşmelerinin operasyon hakkında bilgilenme açısından ne kadar faydası olsa da bireylerin en çok önem verdiği kısım tüp mide uygulaması olmuş, bu tecrübeyi tamamen yaşamış kişilerden bütün hastane, ameliyathane, ekip, deneyimlerini duymak öğrenmek isterler.

Hepimiz için aynıdır bizimle aynı problemi yaşamış kişiden öğrenmek duymak içinizi daha rahat ettirmez mi? şişman bir hastanın uygulamanın arkasında yatan sebepleri ve kendini ikna etme sürecini öğrenmek bilmek ve kendi yerine koymak ameliyatından elde ettiği tecrübeleri bilerek operasyondan önce kendisini psikolojiksel olarak hazırlamak ister. Bu uygulama sadece operasyon olup etkisinin 4-5 gün süreceği bir operasyon değildir.

Yemek yeme alışkanlığınızı baştan aşağıya şekillendirecek, hayatınıza yeni bir yön verecek bir ameliyattır. Bireyler en kolay bilgiyi artık internet üzerinden ulaşmaktadırlar. Operasyon sonrasında uyulması gereken diyetler, hangi besinler ile beslenilmesi gerektiği, ilk 15 gün sulu içecekler gıdalara ihtiyacı olduğu ve kendisine nasıl bir yeme fikstür'ü uygulaması gerektiği gibi bilgiler çıkarılır. Ancak yinede doktorunuzun ve diyetisyeninizin önerilerine uymalı ve ona göre beslenmeniz gerektiğini bilmeli ve düzenli periyodlarla kan tahlilleriniz yapılarak gerekli vitamin, mineral ve proteini ihtiyaçlarınız göz önüne alınmalıdır.

İnternette şişmanlık haberleri ve sosyal medya üzerinde bireyler birbirleriyle etkileşerek tecrübelerini aktarmaktadır. Tedavi olacak olan bireyler olan ameliyat hastaları ile görüşerek sonrasında karşılaşabilecekleri durumlar ile ilgili bilgi almaktadır. Saç dökülmesi olup olmadığı, uygulama sonrasında doktorlarının verdikleri ilaçlarla ve diyetler karşılaştırılıyor. Olası komplikasyonlar hakkında birbirlerini bilgilendiriyor. Uygulamalar sonrasındaki aç hissetmeı ile ilgili bilgiler alıyor. Ne hızda ve oranda aşırı kiloları verdiğini sorguluyor.

Operasyon sonrasında aç olma yaşanabilecek alkol, tatlı ve şeker krizleri öğreniliyor. Uygulama sonrasında olası bir kaçak durumunda derhal nasıl aksiyon almaları konusunda bireyler birbirlerini bilgilendiriyorlar. Ancak her hasta farklı tecrübeler yaşamış, farklı ile karşılaşmış oluyor. Bu konularda bilgilenmeye çalışır iken, kendinizi bir yandan da korku hegomonyasının içerisinde bulabilirsiniz, kendinizi depresyona sokabilirsiniz. Çünkü kimi bireyler çok ağrım oluştu diye bilgilendirir iken, kimi hastasının ise safra kesesi ameliyatından daha kolay geçtiği ile ilgili bilgi çıkarılır.

Kimi bireylerin verdiği kilo oranı sizinkiyle aynı olmayabilir. Operasyon sonrasında bmı değerinize, beslenmenize, hormonal dengenize, bulunan organların çalışma fonksiyonlarına göre zayıflama oranı değişebilir. Bireylerde ghrelin -tokluk durumu da psikolojiksel nedenlere bağlı olarak değişiklik gösterebilmektedir. Kimi hasta aç hissetme hormonunun fazla salgılandığını kimisi ise az salgılandığını söyleyebilir.

Pişman Olanlar Var Mıdır?

Ameliyat olan hasta tecrübelerine baktığımızda uzun dönemde operasyondan sonra pişman olan hastaya rastlamak kolay değildir. Operasyondan sonraki ilk dönemde midenizin bir çok şeyi kabul etmediğini ve ilk onbeş gün sadece sulu besinler ile beslenmek zorunda olmak, ameliyat sonrasında oluşabilecek gaz sancısını çekmek pişmanlığa sebep olabilir ancak ilk tartıya çıktığınız ana kadar süreceğini düşünmekteyiz.

Ameliyat Hangi Nedenlerden Dolayı İptal Edilebilir veya Ertelenir?

Hastanın operasyon öncesinde yapılan tetkikleri, nöroloji, endokrinoloji, anestezi, kardioloji, genel cerrah ve kulak burun boğaz doktorları tarafından ayrıntılı bir şekilde değerlendirilir. Her hangi bir bölümde ameliyata uygunluk gözlenmediği takdirde ameliyat iptal edilir veya tedavi uygulayıp ameliyata engel olan problemin ortadan kaldırması hedeflenip ameliyat ileri bir tarihe ertelenebilir.

Revizyon Ameliyatı Nedir? Hangi Durumlarda Gerçekleşir?

2017 yılına girildiğinde revizyon mide uygulaması sayısının arttığını görmekteyiz. Daha önceden gerçekleşen başarısız operasyonlar veya bireylerin bilinçsiz beslenmesi ile ilgili olarak Sleeve gastrectomy revizyonunu yani yenilenmesini isteyen hasta grupları oluşmaktadır. Revizyona gerek duyulmasının en büyük sebepleri arasında; operasyon esnasında mideden kesilmesi gereken kısmının biraz daha küçük bırakılması ile fundus bölümünün daha büyük kalması ve iştah hormonunun fazla salgılanmasına sebep olacaktır. Böylelikle organın daha hızlı bir şekilde büyümesine sebep olacaktır. Ameliyatının sonrasında bilinçsiz beslenilmesi yemeklerda katı ile sıvı gıdaların ayrımını yapmaması çok kalorili gıda tüketimini bırakmalarından kaynaklanır. Alkol problemi yaşayan bireylerde daha sonrasında hızlı bir şekilde şişmanlama görülür. Şişmanlık tedavileri sonrasında tekrar kilo alımı aşırı kalorili gıda tüketimi sonrasında oranı yüksek olmakla beraber mümkündür.

Revizyon Yerine Mide Balonu Takılır mı?

Obezite cerrahi ameliyatlarından sonra mide balonu cidid komplikasyonlara sebep olabileceğinden takılmamalıdır. Tüp mide ameliyatından sonra tekrar kilo alan bireyler için en uygun yöntem revizyon ameliyatıdır.

Caiz Midir?

Tüp mide ameliyatı hastalık derecesinde şişmanlık (morbid obezite) veya obezitenin getirdiği yandaş hastalıkların tedavisinde kullanılan tıbbi bir yöntem olduğu için caizdir.

7/24

WhatsApp'tan Yazabilirsiniz

7/24 WhatsApp'tan Yazabilirsiniz0543 346 1000